Ayakkabı
…im bir kadın cam tarafındaydı. Çocuk, iri mavi gözlerini dikmiş beni inceliyordu. Sonra ben de onu incelemeye başlamıştım. Üzerinde ilmekleri kaçmış, rengi solmuş bir hırka vardı çocuğun. Basma eteğinin altına giydiği pijama beni ç…
162 kullanım · 114 yazı
…im bir kadın cam tarafındaydı. Çocuk, iri mavi gözlerini dikmiş beni inceliyordu. Sonra ben de onu incelemeye başlamıştım. Üzerinde ilmekleri kaçmış, rengi solmuş bir hırka vardı çocuğun. Basma eteğinin altına giydiği pijama beni ç…
…avram karmaşası bütün kulakları kaplamış ve yeryüzünün en güçlü ideolojileri olan bilim ve inanç kavga etmeye başlamıştı. Yahudileri temsil ettiğini söyleyen din adamı, herkesi günahlarından arınmak için sinagoglara ve ağlama duva…
…eri, üşümesinler diye. Evi süpürdü, tozunu aldı eşyaların. Sonra anıların… Öğleden sonra yemek hazırlıklarına başlamıştı ki çok kullanmadığı, hatta varlığını unuttuğu bir eşyanın, ev telefonunun sesiyle yerinden sıçradı. Birkaç ki…
…bütün köy bilirken… Anlatmalıydı olan biteni ve bir yol bulmalılardı bu iki ucu boklu değneğe. Akşam ezanıyla başlamıştı kar. Onlar buluştuklarında ince beyaz bir halı döşenmişti yollara, çatılara, bahçelere. Ne çok özlemişti yavu…
…hri. Küçük avlularının duvarına tırmanmıştı hemen. Nisan güneşi karşı evlerin çatılarından ışığını göstermeye başlamıştı. Bahar serinliğine açılıyordu bir bir pencereler; kuşlar, böcekler, çiçekler, çocuklar uyanıyorlardı herkesi…
…ısı ise makyajını tazelerken ileride Fransa’da açılacak büronun başına geçebilmek için hınzır planlar kurmaya başlamıştı. Ra ile Han bambaşka hayallerdeydiler. Hem olup bitenin içindeydiler, konuşuyor, soruyor, gülüyorlardı, hem y…
…ıkaramazdı artık. Bir anda gözden kaybolan Mükremin başka arkadaşlar bulmak için köy meydanına doğru yürümeye başlamıştı. Yolda gördüğü Aslan’ı görmezden geldi. O kadar kızgındı ki ona. Hem hırsız hem de yalancıydı çünkü. En yakın…
…hepsini satmıştık. Ufaklığın yüzü yeni yıkanmış bir çiçek gibi aydınlanmış, gözleri parlayarak etrafı süzmeye başlamıştı. Saatler geçmiş olmasına rağmen hiç yorulmuş bir hâli yoktu. Topladığımız paranın yarısını bana uzatarak “Art…
…öz dinlemiyordu. Çok geçmeden gözyaşı dudaklarının kenarından süzülüp çenesine ulaşmış, damlalar yere düşmeye başlamıştı. Suskundu, konuşamıyordu. Şantiye şefinin yüzünü teslim alan karmaşayı görmeye kimsenin hâli yoktu. İçerideki…
…işti yanımdan ki gittiğini uzun bir süre sonra fark etmiştim. Ayaklarım beni koridorun sonuna doğru götürmeye başlamıştı. Nihayet odanın önündeydim. O çok sevdiği odasının. Hem salon hem oturma odası olan; dertleştiğimiz, dertlend…