"Bir adam kralın kapısını çalmış ve ona demiş ki, ‘Bana bir tekne ver.’" Yoksul bir köylü ailesinin evinden Nobel'e uzanan yolda, Saramago'nun kelimelerle nasıl ustaca oynadığı gözden kaçmaz. Yalın, anlaşılır diline rağmen c…
…tten Oklar ıskaladı, füzeler es geçti, mermiler tanımadı bile bedenimi. Atom mantarları açtı göğsümde Nefesim bana mısın demedi. Şimdi bu dünya çölünde bu karanlıkta yürüyen Ezanları işiten ve üşüyen bir çocuğun aklını taşıy…
…nu özlediğinde oraya bak. Bir şeyi çok istersen, ondan iste.” Camın yanına koştu. Uzun uzun süzdü gökyüzünü: “Bana biraz sağlık lazım. Hemen yollar mısın anne? O zaman kardeşim sever beni. O zaman ağlamam hiç.” Bakmak yetmed…
…ır, yardadır diye. Aramaya nereden başlar insan bilmediğinde kaybettiğinin ismini, cismini? Sahi kim vermişti bana bir gün lazım olur belki diye bu kayıp eşya bürosunun adresini. Yüzü gözümde değil, uzun uzun da anlatmıştı:…
…ış olacak. Üzüleceğim hevesimin kaçmasına ve şimdi de üzülüyorum, tüm bu benden gidecek olanlar için ve zaten bana ait olmayanlar için de.’ Kendisini gördü aynada. Kendisine ait olmayan yüzünden yüzünü çevirdi. Kendi gözleri…
…üzerinde kolay yolu seçmekten kaçınan bir yönetmenin filmi. Zaten Stanley Kubrick’i de Stanley Kubrick yapan bana kalırsa bu. İlk bölümde, abartılı mizah öğeleri kullanarak izleyicinin sabrını sınayan Kubrick, bir noktadan…
…yor Nevin. Yoruldum, niye girdim bu caddeye sanki. Niye ilerlemez bu trafik. Bir grup liseli kız kaldırımdaki banklarda oturmuşlar, heyecanlı heyecanlı bir şeyler konuşuyor, bir yandan da çığlık çığlığa kahkaha atıyorlar. Kapalı…
…denler geri de dönebilirler demesin mi Öyle miydi söylediği gibi kolay... Elbet öyleydi. Ne havam ne yaprağım bana ait Ama Her zaman yenilenip geliyorlardı Yeni umutlarla her seferinde Her defasında masyeşil Sevinçlerimin iç…
Küçük ve hızlı adımlar Ayak izleri Bir sevda hasreti, koskoca bir sevda Getiren bana yârimi Ve hayat, akıp giden nehir Tutunamadık kayalıklara Uçurum, suyun bittiği iki kişilik zehir Kemik sesleri kalplerin Düştük tutunamadı…
…Çünkü ben şahitlerin de şahidi, epey yaşlı, bir o kadar da genç biriyim! Nefesin kadar, kokun kadar yakınsın bana; dinle, sana kendimi hatırlatayım. Üstünde yürüdüğün toprak, soluduğun hava, dokunduğun taş parçası, geçtiğin…