Sokak Kızı
…du. Gözlerini düşmanının gözlerinden ayırmıyor, korkudan gözlerinin titremesini istiyordu. “Yeter ulan!” diye bağırdı birden. Kendisine bahşedilen ince sesini elinden geldiğince kalınlaştırmaya çalışarak. “Ne yapmamı istiyorsun…
23 kullanım · 18 yazı
…du. Gözlerini düşmanının gözlerinden ayırmıyor, korkudan gözlerinin titremesini istiyordu. “Yeter ulan!” diye bağırdı birden. Kendisine bahşedilen ince sesini elinden geldiğince kalınlaştırmaya çalışarak. “Ne yapmamı istiyorsun…
…bir vücut olmuştuk artık. Buna ilk isyan eden direk oldu. Hepimiz koca tentenin altında kalıverdik bir anda. Bağrış, çağrış, oradan çıkabilmek için benim biraz önce yaptığım figürlere taş çıkartan hareketler, meyve ve sebzele…
…znünü, kalamamanın çaresizliğini bırakıyordu beyaz köpüklere bulayarak. Kaçıp uzaklara gitmeye çalışan kıyıya bağlı sandalın çaresizliğine takıldı gözü. İçindeki adam eli başının altında sırt üstü uzanmış, sağ ayağını sol bac…
…ötürü hep bir mahcubiyet içindeydi. Onlarla göz göze gelmek onun için bir cehennem yangınıydı. Meryem’e olan bağlılığı, toplumsal kurallara tersti buralarda. Herkes İbrahim’in bir kız yüzünden kendisinin ve ailesinin hayatını ma…
…ket ortakları arasında güçlü bir yerde durduğunu düşündükçe işe daha bir arzuyla sarılıyor, imalatçı firmayla bağlantıyı bir an olsun kopartmıyordu. Koltukların gizli fonksiyonlarını şirkette sadece kendisi bildiğinden, ilerleyen…
…klerinde gezinirsen, epey şaşıracak, duydukların yüzünden aklını kaçırdığını sanacak, kalbinin vücudunun sıkı bağlarından, derisinden, damarlarından kurtulup toprağın altına girdiğini duyumsayacaksın. Evladım, şimdi olmaz, tut gözy…
…ancıya, benim onsuz hayatımın bütün detaylarını ifşa ediyormuş gibi geliyor, panikle "yardım edeyim mi!" diye bağırıyorum. Bir an önce kahveleri yapsın, gelsin istiyorum. "İstemem!" diyor yarı şaka yarı kızgın ton verdiği sesiyle.…
…s Belirsiz bir gelecekte, adı belirtilmeyen bir ülkede geçmektedir. Siyasi otoriteler, okumanın ve öğrenmenin bağımsız düşünceyi yaygınlaştıracağına, doğrudan toplu bir mutsuzluk ve kargaşaya varacağına kanaat getirmekle ayırt e…
…çok, sessiz dönem oyuncularının serbest çalışma koşullarını sarstı. Chaplin, Keaton, Lloyd, Langdon gibileri bağımsız aktörlere taviz vermeyen insan sarraflarının kölesi konumuna düştü. 1929'dan sonra Keaton hiç film yönetmedi.…
…mu bozuyor. Bu huzursuzluk sana çekiyor beni. Tam da tırmanmışken dağın karlı toprağına bir çığlık yükseliyor bağrımdan. Yavaş yavaş yuvarlanıyorum aşağı. Yine sana varıyorum, teselli için. Seni dinlemeye gayret ediyorum. Ama, ço…