İç Dış
…değil Sense unutulmuş mezardaki son karanfil Sanırım alıştım artık Bi’ şarapnel parçası gibi Cam kırıklarını avuçlar gibi Keskin Ve acı dolu yaşamak Yazan: Ali Berk Perçiner
13 kullanım · 8 yazı
…değil Sense unutulmuş mezardaki son karanfil Sanırım alıştım artık Bi’ şarapnel parçası gibi Cam kırıklarını avuçlar gibi Keskin Ve acı dolu yaşamak Yazan: Ali Berk Perçiner
Babası sabah akşam çalışıyor, anne bambaşka insanlarla, abla yeni avukat olmuş, abinin cezasına beş ay daha eklenmiş. Galip bir boşluğun içinde bu zamana kadar sürüklenmiş. Sürüklenerek gelmiş. Henüz on dokuz yaşında, çabuk öf…
Nezahat sinirliydi. Akşam olsun hepsinin yuvasını yapacaktı. Biraz saygı istiyordu, biraz. Çocukları öğrenci. Kız, lise birde. Oğlan, iki sınıf üstü. İşleri güçleri okula gitmek, derslerini zamanında yapmak, sınavlardan
…rmuyor. Can eriklerinin neden iki misli ışıldadığını da anlamıyor. Kadının elleri şimdi de Emrullah’ın başını avuçlarına alıyor. “Türk adam, hep yakışıklı.” Dolaba koşup çantasından üç adet iki yüzlük çıkarıyor. Yeniden Emrullah’a…
…cek gündü. Sarhoş olup, onu sayıklamalık… “Aynen iki bira ver.” Şapkayı ortaya attı bizimki. Paranın yarısını avuçladı, diğer yarısını da ben. Onluk arasından bir kâğıt süzüldü. Her akşamki gibi… Cebime iliştiriverdim istek şark…
…sevdiğini düşündüğüm tatlı, tuzlu, ıvır zıvır ne varsa. Alışverişi tamamlayıp ödemeyi yaptım. Paranın üstünü avucuma sıkıştırıp çıktığımda gördüm onu. Marketin önüne arabasını park etmiş, dışarıdaki kutuyu karıştırıyordu. Bell…
…o kadar çok istiyordum ki! Koştum! O evin yanına gittim. Çok sessizdim! Onu anında yakalamak istiyordum. Bir avcı gibiydim! Sessizce dolaşırken yerde bir kırmızılık gördüm. Biraz daha yaklaşınca su birikintisini kırmızıya d…
…yah sabahlığının kaygan kumaşı içinde adeta sarhoş oluyorum. O benden daha sarhoş. Kadının ellerini yakalayıp avuçlarının içinde sıkıyor. Öpüyor, öpüyor. Aşkla öpüyor. Özlemle öpüyor. “Sen yokken hiç yaşamadım, biliyor musun,” diyo…
…ece.” “Yani?..” “Önce trene binmen gerek.” “Tamam bindim, ne olacak şimdi?” Umursamaz görünmeye uğraşıyordum. Avuçlarım ter içinde kalmıştı. Üstelik sıcaktan değildi. “Şimdi, tren uzun ve karanlık bir tünele girecek. Ama sen önün…
…imdi bunun sırası değildi. Son bir çabayla rüzgârla eteğin arasındaki kavgayı ayırmaya çalışan ellerini aldım avuçlarımın içine, yoğun uğultuya karşı koyarak; ‘’Hiç sesini duymadım, böyle gitme, bir şey söyle!’’ dedim. Sürmeli kirp…