Enheduanna
…ın bir selsin dağlardan inen, Ah, her şeyden önce gelen, Ay tanrıçası İnanna, cennetin ve dünyanın tanrıçası! ateşin kıvılcımlar saçıyor ve sıçrıyor halkımın üzerine. Bir hayvana binmiş hanım, An sana üstünlük veriyor, kutsal…
69 kullanım · 45 yazı
…ın bir selsin dağlardan inen, Ah, her şeyden önce gelen, Ay tanrıçası İnanna, cennetin ve dünyanın tanrıçası! ateşin kıvılcımlar saçıyor ve sıçrıyor halkımın üzerine. Bir hayvana binmiş hanım, An sana üstünlük veriyor, kutsal…
…ama şimdi değil. Pencereye yaklaşıp camları sonuna kadar açtı ve mis gibi havayı içine çekerken gözlerini kapattı. Gerçekten burada olduğuma inanamıyorum. Yanından hiç ayırmadığı Starbucks seyahat kupasında sert bir kahve y…
…lyeyi de cama fırlattı. Sandalye kaldırıma düşmüştü. Ben donup kalmıştım. Begonvil ve kadın müşteriler çığlık atıyorlardı. Patron durur mu, hızını alamayıp raflardaki içkileri, görünen ne kadar cam bardak ve şişe varsa hepsini barı…
…gelmez olasıca kadın. Beni, kanamam durmadığı için mecburen yatırmışlardı. Oysa daha menopozun sıkıntılarını atlatamamıştım. Kadın doğduysan hiç rahat yok bu dünyada. Tam her şeyden kurtuldum derken… Halime dışında diğerleri ayrı hap…
…em bireysel hem toplumsal sıkıntıların ve kitabın genelinde kendini gösteren o bunalımın içinize işlediği bir atmosfer yaratmış Greene bu eserde. Dahası karakterlerin içinde bulundukları bütün ikilemler okurun da ikilemi hâline…
…erinden çıkardığı gibi koşmaya başlayan, yüksekliği bir karışı geçmeyen çimlerin arasındaki parlak şeye doğru atılan bir çocuk düşünelim. Gökyüzünü seyrederken nasıl olmuş da çimlerin arasındaki o parlak “şey”i fark etmiş de h…
…büyüyordu içinde. Kendine gelir gibi olduğunda yan sandalyede gölge gibi duran çantasını kaptığı gibi dışarı atmıştı kendisini. Yalnızlığını fark ettiğinde saatler geçmiş ve kendisini bu ışıklı caddenin kalabalık kaldırımında…
…ada, ona tanıdık dişlerle gülüyordu. Cam kenarına yaklaşmasına çok az bir süre kalmıştı. Yürüdükçe küçülmüş, battıkça omuzları dahi görünmez hale gelmişti. En son adımı ile beraber artık kafası da gözden kaybolmuştu. Cama ya…
…aşça ayağa kalktı, saçları hafif ıslaktı. Burnuna konan kara sineği eli ile itti. Yatağa doğru uyuşuk adımlar atarak yatmaya gitti.
…Bana göre hava hoş değil, üstadım. Değil, hiç değil. Küçüklükten kalma bir el seğirmesi vardır bende. Damarım atar gibi. Göremezsiniz. Kahvehane de olmasa ne yapardım? Yani çalıştıran olarak. İşim büyük değil ama ahımı alan…