Gibi’nin Şiiri
…cenin vakur gölgesinde Gerçek bir özlem nasıl yaşanır Ve özlem, Hiç mümkün olmayan adamlara nasıl yakışır onu anlatacağım yıldızlara. Belki de hiç uyumayacağım saatlerdeyim. Soğuk, tıpkı duvarların gibi... Yaralanmış bu gök Nice öz…
49 kullanım · 30 yazı
…cenin vakur gölgesinde Gerçek bir özlem nasıl yaşanır Ve özlem, Hiç mümkün olmayan adamlara nasıl yakışır onu anlatacağım yıldızlara. Belki de hiç uyumayacağım saatlerdeyim. Soğuk, tıpkı duvarların gibi... Yaralanmış bu gök Nice öz…
…ncesiz insanlar değil. Gerçi, en başında beni dibe çeken de oydu.” Eliyle alnına şaplak attı. Bunlar, tanrıya anlatılmaması gereken şeylerdi. Öte yandan, o her şeyi bilmez miydi zaten? “Bilir,” dedi tanıdık bir ses. Eski dostu gelmiş…
…aşa oldukları zamanlarda Behzat sohbetlerinin arasına sıkıştırdığı imalı sözlerle ağzını yoklardı kızın. “Ee. Anlat bakalım. Özel biri var mı hayatında?” Eleni oralı olmaz, uzun sarı saçlarını savurarak pembe dudaklarını kıvı…
…ki anne…” dedim. Odama gittim. Biriktirdiğim tüm paraları aldım ve çıktım, bir daha geri gelmemek üzere. Bunu anlatmam zordu, kabullendirmem de. Ölesiye yorgundum. İlk gittiğim yer bir bar oldu. Dikkat çekiyordum, tacizce sözler…
…emek ki bitcoin almak yerine buralarda dolaşır olmuşuz. Pisiz be, leş, öğk! Fikir çöküşleri de ancak yukarıda anlatılan temalardan doğar. Sağlıklı fikirler üretememeye başladığınızda etrafınıza bakmanız gerekir. Sonrasında ise se…
…man, bir gece ormanda marşmelovlarını ateşte pişirip el fenerlerini çenelerine dayarken saçma halk efsaneleri anlatan şişman izci çocuklardan bir farkınız olurdu. İlerledikçe iç sesiniz yok olur ve herhangi bir meşe ağacından y…
…ka bir boyuta, başka bir algıya alışmaya çalışıyordum. Ne uzayla, ne uzamla, ne zamanla, ne sözle, ne yazıyla anlatılamayacak, tasvir edilemeyecek yerdeydim. Tüm tanrıların, evrenlerin atasındaydım; mutlak ‘kaosun’ içinde. Karmaşadan,…
…n sızmıştı söğüt ağaçlarından. “Meşhur bir hikâye var, biz çocukken çeşme başına kovalarıyla biriken kadınlar anlatırlardı. Ayı ile Fatma’nın hikayesi, duyup duyabileceğiniz en yaralı aşktır.” derdi anneannem. Oysa en yaralı hikâye…
…işiyordur işte. Göremesen de hissedersin. Sonra aniden gün ışığı… Öyle keskin, öyle duru.” “Tüm bunları neden anlattın bana?” “Tünelin sonuna geldin. Çantandaki ipi çıkar. Kendini asacağın ağacı köylüler bu sabah kestiler.” Bilm…
…Katran karası, şekersiz çay tatlılaştırır her muhabbeti. Laf bitmez, biz demlenir demlenir dururuz. Herkesin anlatacak çok şeyi ve bazen hiç şeyi olmaz. Ama kelimeler hep varlar. Hep bir sözcük dalaşı, harf kıkırdaşması, noktala…