Koltuk
…ana hoşluk verir. Fakat gerek edebiyatımızda, gerek kurulan cümlelerde, genellikle birinci anlamından öte bir anlamda kullanılır "koltuk" kelimesi. Bu anlam genellikle, makam, mevki ve iktidar gibi kavramlara karşılık gelir. Ko…
10 kullanım · 9 yazı
…ana hoşluk verir. Fakat gerek edebiyatımızda, gerek kurulan cümlelerde, genellikle birinci anlamından öte bir anlamda kullanılır "koltuk" kelimesi. Bu anlam genellikle, makam, mevki ve iktidar gibi kavramlara karşılık gelir. Ko…
…az, gerçekleri zalimce söyler, garabet olduğunu öleceğini, çığlıklar eşliğinde birbirlerini de gaza getirerek anlatırlar. "Sen çirkinsin bizimle oynayamazsın" diye bahane olabilir mi? Çocuksan olur işte. Akranlarını gördü mü oynam…
…a kıyılarında. Gözlerimde yaş gözlerim namlulu. Anlatmayın diyorum beni, Anlatmayın küçük çocuklara. Ne zaman anlatılsa Atom bombaları sızlıyor. Kararlı hale geçmeye çalışıyor bedenim Ben hep çok kararsızdım, Sizler de bilirsiniz…
…” diyor. O zaman fark ediyorum ellerindeki kutuları, yerdeki çantaları. “Oğlan yolladı” diye de ilave ediyor. Anlayamıyorum. Bunlar daha önce alıp kız tarafına gönderdiğimiz şeyler değil mi? Niye yollamışlar şimdi? Oğlum nerede? Hanı…
…hizmet ediyordur; bir zaferin bedeli, hiç tahmin edemeyeceğimiz yerlere götürebilir. Kara Hasat, gücünü edebi anlatımından veya derin, kolayca bağ kurulan karakterlerinden değil, atmosferindeki incelikten ve ustaca yaptığı sorgulama…
…ada; dağınık zihinlerimizde hangi düzeni imgeleyebilirdik? İdealize edilen, kişisel gelişim kitaplarında bize anlatılan masallarla bezenmiş mutlu bir hayat formu ise bu yıldızların arasında, bu kadar insan neyin savaşını veriyord…
…devreye giriyor. Mücadele dediğimiz şey bir insanın hastalıkla, aileyle ya da çevresiyle mücadelesi değil; en anlamlı mücadele insanın kendisiyle olan mücadelesi. Düşmek isteyen içerideki bir benle mücadele edip diğer benin onu…
…çıkacağını bilemedi. Saim, merakından deli danalar gibi mahalleyi arşınladı. Günler sonra Semra’yı gördüğünde anladı bir şeyler olduğunu. Yanına gitmek, konuşmak istese de Semra’nın buğulu gözleri izin vermedi buna. Çopur’u bi…
…eri... Bunlar ruhun en güzel esneme hareketleridir. Hayatın yükünü taşımak bir meziyet değildir; ancak o yükü anlamlandırıp dönüştürmek, insanın varoluşsal sanatı ve gerekliliğidir. Ruhun esnemesi, bu sanatı icra etme cesaretini göst…
…ağın başındaki sokak lambasının oradan geliyordu sanki. Birisi ona uzun süre bakmış, sonra da fark edildiğini anlayınca çekip gitmişti. Belki de böyle bir olay hiç olmamıştı. Perdesini çekip küçük abajuru altında okurken uyuyakal…