Sayın Yalnızlık
…k değil. Çünkü artık 4 köşeli bir masada değil 4 köşeli bir mermerde buluşuyoruz. Artık çiçekleri o değil ben alıyorum. Artık aramızda her gün çığlık çığlığa özür dilediğim kocaman bir sessizlik var. Artık her yıl 17 Ağustos gez…
76 kullanım · 70 yazı
…k değil. Çünkü artık 4 köşeli bir masada değil 4 köşeli bir mermerde buluşuyoruz. Artık çiçekleri o değil ben alıyorum. Artık aramızda her gün çığlık çığlığa özür dilediğim kocaman bir sessizlik var. Artık her yıl 17 Ağustos gez…
…üzerinden geçiyor. Ayaklar başka ayaklarla yakın temasta, kimi zaman üstte kimi zaman altta. Bazen de arkadan alıyorlar darbeyi. Yine de, arkadan kahpece saldırdın demiyorlar. Rüzgâr şiddetli. Ama kalabalığın arasına dalıp da yol…
…r, ele yapışan vıcık vıcık bir hamur kıvamındaydı. Çamurlar her adımında ayaklarının neredeyse bütününü içine alıyor, yer ile tabanlarının arasında uzayıp kısalıyor ama onu asla bırakmıyordu. Çok kalın giyindiği söylenemezdi.…
…iliyor, oralara da taşıyor onları. Götürüyor, aradaki zamanda evin alışverişini yapıyor ve sonra gidip onları alıyor. Bir birini, bir ötekini... Onlar profesyonel öğrenci çünkü... Evet, öyle. Profesyonel öğrenci, eğitim almak…
…eriklerinin neden iki misli ışıldadığını da anlamıyor. Kadının elleri şimdi de Emrullah’ın başını avuçlarına alıyor. “Türk adam, hep yakışıklı.” Dolaba koşup çantasından üç adet iki yüzlük çıkarıyor. Yeniden Emrullah’a yanaşı…
Bir ses yetecek dünkü hayata Dünkü hayatımda bana uzaklığın bir nefes Daima Secret Garden çalıyor fonda Damarlarım daha hızlı kan pompaladığında Yani bir hasret atışı Aniden devrilmesi gözlerinin Dudaklarıma tebessümler bıraka…
…bedenleri öldürdüm! Ben mi tecavüz edip ruhları öldürdüm! Nefes almıyor diye bir insan ölmüş sayılmaz, nefes alıyor diye de bir insan ölmemiş sayılmaz! "Hak edilmiş mahkûmluk”tur o, kaderlerini sildiklerim. Soba Borusu Yaktıl…
…nün daha ardından bahçe kapısından çıkıyorum. Demir kapıdan sağa doğru dönüp az yürüdün mü, bizim ev. Kapıyı çalıyorum. Zehra ve Bulut çıkıyorlar. İkisi de bacaklarıma sarılıyor, "baba" diye bağırarak. Durun, içeri girsin baba…
…değil, otuz saniye sonra emekli olmalıydı. Tüm bu manzaraya uzaktan bakılınca her şey daha da korkunç bir hal alıyordu. Hiçliğin ortasında bağdaş kurmuş, başını iki yana sallayan bir adam. Titreyen ellerinde külü birikmiş, adamı…
…karaydı. 'Senin yüzünden mutsuzum' diyebiliyordu babasına. Evli olmasına aldırış etmeden yiyeceği dayağı göze alıyor ve bütün lanetini kusabiliyordu. İpleri başkalarının elinde hayatını sevmiyor, “Can'ım” dediği yavrusuna yaşa…