Palamutlar
…ektebimin bahçesinde. Dağlara çarpıp gelince İnsanların sevincine nasıl da karışıyor Davul zurna sesleri. Ali ağabeyim evleniyor. Atın üzerinde kırmızı duvaklı bir gelin, Duvağında yıldızlar gizli… Elimde eski bir bavul, içinde…
6 kullanım · 4 yazı
…ektebimin bahçesinde. Dağlara çarpıp gelince İnsanların sevincine nasıl da karışıyor Davul zurna sesleri. Ali ağabeyim evleniyor. Atın üzerinde kırmızı duvaklı bir gelin, Duvağında yıldızlar gizli… Elimde eski bir bavul, içinde…
…llardır sahte bir mutluluk gibi taşırdı üzerinde. Krem rengi perdeyi aralayıp sokağa baktı. Kenarında tek tük ağaçların dizildiği, griliği üzerindeki rengârenk arabalarla yer yer kaybolmuş, büyük bir caddeye açılan bir sokaktı bu…
…. Tek evladının hatırası olan çocuk, büyüyüp asker gitmişti. Askerden dönmeden kısa bir süre önce büyükannesi ağır bir hastalığa yakalandı. Babamlar onu hastaneye götürdü. Doktorlar, yaşlı kadının kanser olduğunu söylemişler…
…. Özgür ruhum… Sevmek, illa meşakkat istiyor. Değil mi ki insan maviden başka renk istemiyor şu sıralar. Suyu ağlatan şarkı çalmaya başlar. Her gün vurgunusundur köhne dünyanın. Kitapçı dükkânında kahpelikler satılmaz. Sen bir…
…. ‘Fofo’ derdi Handan abla ona. Çok ağlardı nedense Serap bu lafa. Hayır, yani nedir sanki bize ‘Gavat’ diyor ağlıyor muyuz? Annem de arada bozulurdu bu ‘Fofo’ konusuna. “Yani iyi kadın, hoş kadın da el kadar çocuğa Fofo diye i…
…aya zıplıyor, cevap verebilmek için öğretmene yalvarıyorlardı. Soruya cevap veren çocuk bir de aferin almışsa ağzı kulaklarına varmışçasına yerine oturuyordu. Sonra sınıftaki gürültü kesiliyor, yalnızca hoca konuşuyor ya cev…
…ir ağaç gibi sağlam köklere dayandırdım kendimi Yılkı hayaller özgürlükten bahseder Paslanıyor keşkeler Yarım ağızla tutuluyor yas Tutamıyorum kendimi kimi zaman Laissez faire Ülkemin pragmatik lümpen fareleri Gemi su alırken…
…mutlu olan ve sevinendir. Köklerini tecrübe suyuyla besleyen, bilgisiyle aşılayandır. Öğrenciler birer bambu ağacının hikâyesi gibidir. Beş yılda bambu yeşermeye başlar ama o beş yılda hiçbir şekilde filiz vermez. Beşinci yı…
…eye çalışıyordu. Bir zaman böyle yaylım ateşine tuttuk. Her çakal atabildiği en büyük taşı atmaya, düşmana en ağır darbeyi indirmeye çalışıyordu. Çoğu zaman büyük taşlar hedefi bulmuyor evin penceresinden içeri veyahut duvar…
…akın üzülüp de kendini harap etmeyesin.” demiştim. Gözleri içtenlikle gülümsemişti. Bir kuş öttü sonra. Sonra ağaçlar şahit oldu bu ziyarete; yükselmiş otlar, bahçe duvarındaki tuğlalar, kör tıpalı çeşme, çeşmenin önündeki taku…