…, tadı çıkmıyordu. Asansöre bindi. Prezantabl olmak zorunda kalmış, saçları jölelenip taranmış, parfüm sürmüş adamlar, makyajlarını yeterli özenle yapamamış uykulu kadınlar doldurdu kabini. Asansörden indi. Kendine ayrılmış koo…
…Aldırmıyor. Yıllardır acıyan yüreğini temizliyor şimdi gözyaşları. O yaşlar ki bütün acılarını denize döküyor adeta. Bedelini fazlasıyla ödediğini düşünerek karşılıyor akşamı. Bir zaman sonra eski evlerin arasında karşısına ç…
…ıyordu. Bir evden bağrışlar gelmişti hele. Beyaz bir donla, kucağına kıyafetleri emanetmiş gibi bırakılan bir adam kapıdan kovulmuştu. Adam, sarhoştu. Ardından kapanan kapıya küfürler edip, dönüp arkasını yürüyüp gitmişti. H…
…alması için yeterliydi. Peki, istiyor muydu? Artık ne istediğini bile göremiyordu. Dosyaları es geçerek aksak adımlarla mutfağa ilerledi. Kendine bir kahve koydu. Şekersiz, sütsüz, acı bir kahve… Şekeri bir yıl önce bırakmıştı. A…
…aftalık besin gereksinimini içeren kapsülleri seçmeye başladı. Elindekilerden bazılarının üstünde yazan besin adları, az önceki hüzünlü havasına onu tekrar döndürdü. *** O cuma akşamı çok sevdiği biftek ve püreden oluşan yemek…
…a değdikçe harlanıyordu ama ateşi Lamia’yı yakmıyordu. İnsanların kaçıştıkları kar fırtınasının altında yavaş adımlarla yürümeye başladı. Çatılardan kesilerek gelen karın altında yürüyen kendisi değildi sanki. İncinmiş benli…
…da kaldığını söyledi. Kendi deyimiyle ‘yanlış bir evlilik’ yapmıştı. Çocuklarına ve eşine bu kadar düşkün bir adamın neden böyle bir tercih yapmak zorunda kaldığını anlayamamıştım. Bu konuyu konuşmak istemediğini sadece bu k…
…en Mesut geldi. Onu görünce de en az Münevver’i gördüğüm kadar heyecanlanırdım herhalde. Yıllar onu nasıl bir adama çevirmiş, merak ediyordum. Nihayet ikimizden birinin bu sessizliği bozması gerekiyordu. Gülümseyerek “Konuşm…
…esimde. Ya o Edep! Her hali hayalimde… Şimdi düşlüyorum da… Ben ne çok bağlanmışım! Umudun, özlemin her harfi adınla başlar, İsmini zikreder, gözümde buram yaşlar, Gel! Demeni bekler iken, gözlerim cemalin arar… Şimdi sarıyoru…
…ekip çekmemeyi düşünmedim. Bir şeyin yokluğunu en ağır şekilde belki o zaman anladım. Bir şey; doğrulup küçük adımlarıyla banyoma giren ve elbisesini giyinirken buz camdan gölgesini izlediğim kadın, yani sen. Bir elin her defasında…