Ölüm Tabutları
…sını çürüten hastalıkları Teyellenmiş yıllar geçti böylece Çığlığın ölüm getirir nine Zenci karasını sıyırmış Acı bakır çalığı gecelerin azmanı Bir ülke yanlışın üzerinde yatarak onmaz Kurtlar sürüye dadanmış bir kere Omuzd…
307 kullanım · 218 yazı
…sını çürüten hastalıkları Teyellenmiş yıllar geçti böylece Çığlığın ölüm getirir nine Zenci karasını sıyırmış Acı bakır çalığı gecelerin azmanı Bir ülke yanlışın üzerinde yatarak onmaz Kurtlar sürüye dadanmış bir kere Omuzd…
…ş yabani bir hayvan gibi Öylece duruyor ve haykırıyorum Ne haykırdığımı bilmiyorum Kafamın içinde dönüp duran Acılı çığlıkları haykırıyorum sanki İdam sandalyesindeki bir adam gibi Ama ölmüyorum Aynadaki yaşlı surat bunu ispa…
…istediler doğadan habersizler. Nasıl üzüldüğümü anlatamam. O zaman da anlatamadım. Bir zaman boyunca canımın acısı geçmedi. Ve evet, çokça zaman unutuyorsunuz ama bizim de canımız var. Diğer hepsi etiketlendiğim anı izledi.…
…uyordum. Kısacık yaşamımı, gözden geçiriyordum. Her şeyi ya yeni başlamış buluyor ya da yarım kalmış. Kendime acıyor, kendime üzülüyordum. Yozgat dışına hiç çıkmadığımı fark ettim. Bunu biliyordum ancak bu kadar can yakıcı old…
…yerine Dağıtmak her bir yana Dağıtmak bir sona ermeyi beklemeden Dağıtmak hiçbir his hissetmeden Dağıtmak ne acıyı da mutluluğu da hissetmeden. Dün bi cenaze kalktı mesela bizim sokaktan Yine ilk kurduğum cümleyi kurdum: “İn…
…nemrut’sa sen ona de: kork ateşten” - mevlâna / mesnevî’den I değil dünyayı ‘hayat’ı gördüm ben açlığı zulmü acıyı umudu direnci aşkı değil hayali-rü’yayı ‘sahi’yi gördüm : gözüm ben II tohum da orman da ruhum usumda akar ev…
…em, kitap, yastık... Hangisine uzanmalı ellerim? Yarım bıraktığım işlerden birisi geliyor aklıma. İşim gereği acımasızca bağırıyorum hata yapan bir çalışana. Adam ezilip büzülüyor, sesini çıkartamıyor tabi. Özür dileyecek oluyor,…
…, “Konserve kutusu gibi sıkış sıkış kalıverdik tramvayda,” diyen oğlumun sesiyle bölünüyor. “Ay!” dememle bir acı su yükseliyor boğazıma doğru. Yakıp kavuruyor. Yabancı değil bu yanıp kavrulmalar. Her akşamüstü başlarlardı…
…gerçeği görmenin zamanı geldi". Tam zamanında bitirmişti konuşmasını, babam beni çekiştiriyor gibiydi, kolum acımıştı. Bir taraftan da, sanki elimden alınıverecekmiş gibi, elma şekerinden büyük parçalar koparmaya çalışıyordum.…
…içimde biriktirdiklerim. Sabahları zor uyanır, akşam eve gelince hemen uyumak için yatak odasına gidiyordum. Acıkmıyordum, devamlı toktum. İşe gitmek istemiyor ama bir türlü de istifa etme cesareti gösteremiyordum. Her sabah öğüre…