Rıhtım

Garbın Şark Dediği Yere Kadar

kısacık kırmızı bir kuşak ve kanlı bir imge ötekinde
kendine hayran mebus milli mele
devlet noel baba torbası kırk delikli
taklacı geyikler güneşin doğduğu yere kadar geceyi trenler
ve uludur sabahsız bir gecenin yarılması garbın şark dediği yere kadar

durmadan başımdasın kab-ı kavseyn kadar uzağımda
orta doğuda beş vakit yangın
solumda sıvası dökülmüş camii
yanımda savruk bir çift ayakkabı bağı çözülmüş
yok devletin bizi sevdiği annemi ve dilimi
doğunun doğusunda doğdum ben
ev ev garbın şark dediği yerde

ne zaman bir torpil patlasa allah hu ekber derdi babam
ve sekine inerdi birden gökten
kulağımda bir tayın ayak sesleri
işte burada talandır dağlarım bir kış gecesi
sonra göçtük babadan kalma mirasa
koş ha koş! koş ha koş!

büyülü doğu kışa misafir gitti dondurması parçalı
başında yakası açılmamış karlar
her cumartesi anneleri pazarlıksız gece nöbetleri
yerli adaletin yerini söyleyin biz iyi suçlularız
dün. bugün. yarın.
adalet bir sözcüktü harabatta

Yazan: Serhat Ölçer

Yorum bırak
Misafir olarak yorum yapın Yorumlarınızı profilinizden takip etmek ve düzenlemek için okur hesabı oluşturun.
E-posta adresiniz yayımlanmaz. Güvenlik ve spam denetimi için IP ile temel cihaz bilgileri kaydedilir.
%0
Garbın Şark Dediği Yere Kadar