Yirmibirinciyüzyılda

by • 10 Ağustos 2014 • Rıhtım, ŞiirYorumlar (2)1633

renksiz bir gökkuşağından geçiyorum
belimdedir bütün kara delikler
seni sen yokken de seviyordum
sadece hücrelerim bunun farkında değildiler
anlatırken ağlamak önemli bir kavramdır
rüzgar kadar önemlidir fiyortlar
ve kıyıya dik uzayan dağlar
delersek ulaşırmışız istediğimize
veyahut yıkılır imiş tepemize
her şey dahil şu anda bahislere
dostluğunuzu koyun bayım
siz de platonik aşkınızı bayan
verem veya kanserinizi bile alabiliriz
büyük bir müesseseye yakışır bir şekilde
kazanana hayallerdir armağanımız
hiç olmayacak cinsten
evet duydunuz tutmuyor ne de olsa hayaller
kesiliyor birden elektrik
ölü çocuklar ağlamıyor
meme bile verilmiyor onlara
önü ve arkası sobelenmiş fikirlerimizin
tutar yanı yok
taşak geçiyoruz dünyayla
onun da bizden farkı yok
sıçrıyoruz şimdi kanla birlikte beyinlere
bir-iki-üç-dört
sabrımızı taşırmayın demek kolay her neticede
kınıyoruz insanlığı en olmadık yerinden kırıyoruz
burunundan tutulmuş kurbanlık öküz gibi
yığılıyoruz yerlere.
durun be tam şu anda durun
çünkü siz durunca
durmaya çalışınca
devlet de duruyormuş terörist olanından
bağırırsak duyuluyormuş sesimiz fizandan
ah ulan ah ulan
kapatıyoruz şimdi bahisleri
herkes elini cebine koysun
ne de olsa vicdanımız kirli
kaldırın masaya bıraktıklarınızı şimdi
çünkü ne dostluktan anlıyoruz
ne insanlıktan
geçtim bütün ütopyalardan
deri ceketim omuzlarımda
taş atıyorum belki kuş çarpar umuduyla
y i r m i b i r i n c i y ü z y ı l d a
tam şu anda
kopuyor filmin şeridi
hiçbir şey gerçek değil
tiyatro sahnesinde koşarken
yok pardon tiyatro da bitti
açın yürekleri
kim neyi daha fazla seviyor
onu ortaya dökelim hadi
hücrelerim ve ben biliyoruz gerçeği
hücredeyim sevgilim ve aklımda sevgin

hücredeyim sevgilim ve aklımda sevgin
ama dur unutmadan sorayım
gerçeklerimiz neydi bizim?

Pin It

İlgili Konular

Yirmibirinciyüzyılda için 2 yorum var.

  1. hesna bulut dedi ki:

    Yirmibirinci yüz yılda dünya bir tiyatro sahnesini geçti… Herkes rolünü oynuyor. Arkadaşlıklar, dostluklar kalmadı…
    Gerçeklerimiz neydi ? gerçeklerden neden uzaklaştık… İnsanın canını acıtıyor…

  2. Adsız dedi ki:

    Hepimiz günün birinde kendimiz için doğru olanı seçerken, bir başkasının yaşamını alt üst ediyoruz… Kirli bir vicdanla yaşanabilir ama gerçekten paramparça bir kalple yaşamak korkunç…
    Yirmi birinci yüzyıl, maalesef böyle çöp yığını olan insanları üretti… Ne dostluk, ne arkadaşlık, ne de vicdan kaldı…
    Yerine insanların mutsuzluğundan nemalanmaya çalışanlar sardı dünyamızı…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir