Yarım Porsiyon Mutluluk

by • 7 Eylül 2014 • Köşe, RıhtımYorumlar (5)2639

imageDünya giderek daha kalabalık bir hal alıyor. Çocukluğumuzda isimlerini ve simalarını ezbere bildiğimiz kapı komşularımız artık birer kapı-duvar oluyor ve her ne kadar kalabalık olsak bile yalnızlaşma evresine hoş gelmiş bulunuyoruz. 3-5 kişiyi tanırken elde ettiğimiz tam ve mutlu portre onlarca kişiyi tanıyıp tamamlanmamış bir tabloya dönüşüyor gitgide. Ve dünya nüfusu çoğaldıkça, aynada gördüğümüz kişi ile baş başa kalma oranımız artıyor… Neden mi? Çünkü geçmişin bir zeytine, bir şekere mutlu olan insanları artık bir tane ile yetinmiyor ve avuçla istiyor. Elde olan tek lokmanın paylaşıldığı dönemden geriye kalan sadece hatıralar oluyor. Artık sevgi biriktirmek değil kimse için değerlisi, anlık nasıl mutlu olabiliriz hadi bu anı da böyle kurtaralım tek temennisi.

Maneviyatımız, maddi ürünlerde yazan “Günlük kullanıma uygundur” ibaresi taşıyor ve yalnızca o gün yaşanıyor, yaşatılıyor.

Tüketiliyor. Her şey çabucak tüketiliyor… Son yıllarda aşinası olduğumuz tüketim toplumu ifadesinin ne denli gerçek olduğuna tanık oluyoruz böylece. Sevgiyi üretemeyen, sürekli hazırda olanı tüketen birer yaratığız artık. Yaradılışımızda olmayan ve sonradan eklenen en vahim eklememiz olsa gerek bu. Kimi zaman mutlu oluyoruz ancak çoğu kez mutsuzuz. Sürekli kahredip lanetli söylemlerden dışarı çıkamıyoruz, mutlu kalabilmek için bir şey yapmıyoruz. En büyük yeri kaplayan hatayı; “Yarım porsiyon bu be!” diye beğenmeyip, iterek yapıyoruz. Tam hale getiremiyoruz. Tüketim belki bitse ve huzurun, mutluluğun üretimine geçsek rahat edeceğiz. Yoksa sürekli bunları aramakla geçecek ömür. Ah bir huzurum olsa diyen çoğu kişiye varken ne yaptın iç geçirmeleri bundan ötürü işte. Varken hor kullanan ve doldurmayan herkeste yokluk hissi olması gayet doğal değil midir?

Seviyorsanız beklemeyin, gidin sevginizi verin. Komşunuzdan çekinmeyin, eskiden olduğu gibi çalın kapıyı ve size göre yarım ona göre tam olacak yemeğinizi verin, beraber yiyin. Mutluluğunuzu paylaşın, size göre yarım gelen mutluluk o kişinin sevinçleriyle birleşip tam hal alabilir, neden beklersiniz ki? Maneviyatı az ya da çok olarak nitelemeden paylaşın. Size yarım porsiyon gelen şeyler paylaşıldığında büyür ve tam porsiyona dönüşür. Yeter ki gönülden isteyin, mutluluk kapıları açık bir çiçek bahçesi gibidir, önemli olan girmeyi bilmektir.

Pin It

İlgili Konular

Yarım Porsiyon Mutluluk için 5 yorum var.

  1. Cemile Tarhan dedi ki:

    Çetmen canım arkadaşım;

    Umarım ki o hasta toplumdan iyice bu düzen üzerimize tamamen yapışmadan kurtuluruz. Çocuklarımıza öğreteceğimiz, bırakacağımız en değerli servet sevgi, saygı ve hoşgörü olacak çünkü…

  2. Cemile Tarhan dedi ki:

    Sevgili Barış ve ismini bilemediğim diğer arkadaşım; değerli yorumlarınız için çok teşekkürler. Biraz yazabilmişsem ne mutlu bana..

  3. barış user dedi ki:

    Mutluluk paylaşınca çoğalır, siz lütfen yazmaya devam edin…

  4. Adsız dedi ki:

    Sn. Tarhan
    Ne güzel yazmışsınız… Aynı duyguları paylaşıyorum sizinle… Biz neden mutsuz bir toplum olduk, bunu irdelemek gerekiyor. Çocukluğum, komşuluğun, paylaşmanın en güzel olduğu dönemlerde geçti. Bu kültürü aldım, yaşatmaya çalışıyorum… Fakat toplumdaki yozlaşma, kirlenme boyutu çok fazla. Anlık tüketmeye, anlık mutlu olmaya dair. Ne acıdır ki; bu gün geldiğimiz bu noktada senin mutsuzluğun, bir başkasının mutluluğu haline geliyor. Yada senin mutluluğun, bir başkasının mutsuzluğu oluyor. Bunu bozmak için elinden geleni yapan kişilerden oluşan bir topluma doğru gidiyoruz. . Aile olgusu çok önemli. Çocukluktan itibaren mutlu olan çocuklar öz güvenli oluyor. Kimseye zarar vermiyor. Mutsuz büyüyenler ise,öz güven yetersizliğinden bir başkasının mutluluğuna katlanamıyor. Siz lütfen yazmaya devam edin…

    • Cetmen Bayramm dedi ki:

      Selam Cemile,

      Yuregine ve ondan gecenleri yaziya doken ellerine saglik.. Hasta bir toplum olduk maalesef ve sende bunu dillendirmisin. Keyifle okudum dunyanin kuresel bir koye donerken populer kultur tarafindan nasilda eskiye ozlem duyulan bir yere donusturuldugunu.. Mazideki sicak iliskileri yasamak belki zor ama hayalini kurdugumuz dunyayi yasamak icin etrafimizdan baslamaliyiz yeni bir dunya icinde eskiyi insa etmeye..

      Sevgiyle kal

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir