Thelma & Louise

by • 11 Ocak 2015 • Film İncelemeleri, SinemaYorumlar (0)2122

13

Thelma ve Louise, ana akım sinemada alışık olduğumuz erkek kahramanların yerine kadını koyan, hollywood sinemasının yarattığı sahte kahramanlarla eğlenen, kadınları birey ve tarihin öznesi olarak açığa çıkaran ve onları özgür kılan bir filmdir. Ataerkil düşünce yapısını savunan ve bunu western, korku filmi gibi tür filmleriyle diğer nesillere kodlayan zihniyete taban tabana zıt olan film, bize kadınların içinde barındırdığı vahşilik iç güdüsünü, o narin görüntülerinin ardında nasıl gizlediğini gösterirken, toplumda olması gereken rollerini pekiştirecek imgelemi yeniden üreten kalıpları da yıkıyor.

Bir erkek filmi olan Western, iyi ve kötünün olduğu bir dünyada aileyi ve aile yapısını koruyan, özgür, kadın tarafından şekillendirilmiş medenileşmeyi kabul etmeyen, tam tersine vahşi batıda hareket halinde olmak isteyen yalnız, macera düşkünü kovboyu anlatır. Yalnızlıktan korkmayan uçsuz bucaksız çöllerde tehlikenin dibinde ilerleyen güçlü bir erkek motifiyle karşımıza çıkan bu karakter, ödipal yörüngeyi reddeder, kadınıyla kalmak yerine onu geride bırakıp yalnız gider. Atı ve silahı dışında hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Kadınların westernlerdeki konumu, ya kasabanın dışına sürülecek ya da öldürülecek olan bardaki kaltaklardır ya da sütten çıkmış ak kaşıklardır ve yağmacılara ve tabii ki, kızılderililere karşı tamamen korunmasızdırlar.Işte tam da bu noktada Thelma ve Lousie westerni ters köşeye yatıran bir filmdir. Film çöl, dağ ve western müziği ile birlikte açılırken, görmeye alışık olduğumuz, atının sırtında ilerleyen kovboy yerine birden kendimizi masalara servis yapan Louise ile karşı karşıya buluruz.

At operalarına karşı üstü açık yeşil bir arabayla yolculuğa çıkan Thelma ve Louise’e baktığımızda, onların ne kadar zıt karakterlere sahip olduğunu görmemek mümkün değil. Louise modern bir hayatı, kendi evi ve arabası olan, ekonomik özgürlüğe sahip, sevgilisini geride bırakabilecek güçlü, cesur bir kadınken, Thelma Louise’in aksine 18 yaşındayken 4 yıl birlikte olduğu bir adamla evlenmiş, kocasına bağlı, dışarıdaki hayata dair izlediği televizyon dışında hiçbir fikri olmayan bir kadındır. Kocası tarafından sürekli ezilir, aşağılanır ve hatta aldatılır. Fallus merkezci kültürel yapıda Darly baba rolünde otoriteyi simgelerken, Thelma yemek yapan, evi temizleyen anne rolündedir. Tam da anaakım sinemanın yarattığı ideal kadın imajı! Kaderine boyun eğen, elindekiyle yetinen, sabreden Thelma’nın, sonunda saklandığı mutfak dolabından çıkmasıyla birden bire onun iç çatışmalarına, karmaşık duygularına, kararsızlıklarına, yoldan çıkışlarına ve hatta kendisiyle hesaplaşmalarına tanık oluruz. Üzerindeki baskıya ilk kez karşı gelmenin heyecanı ve tedirginliğiyle hareket eden Thelma, yanına ne alacağını bilemez halde valizini hazırlarken sanki hiç dönmeyecekmiş gibi hareket eder. Erkek egemenliğinin yarattığı baskı sebebiyle hayattan koparılmış olan kadın, baskıya karşı geldiğinde ve evden dışarı ilk adım attığında sudan çıkmış balığa döner. Louise ise neredeyse akşam evine dönecekmiş gibi düzenli bıraktığı evinden yanına aldığı küçük bir çantayla ayrılır.

Louise gibi güçlü, kendi ayakları üzerinde durmak isteyen Thelma dikiz aynasında Louise’i taklit ederken, içinde yıllarca bastırdığı arzuları açığa çıkmaya başlar. Televizyonda izlediği filmlerdeki gibi erkeğin arzu nesnesi olan, arzulanan kadınlarla özdeşleştirir kendini. Filmlerde ona gösterilen kadın imajlarıyla güçlü olacağını düşünür. Bastırdığı bu arzular kendini cinsel bir nesne gibi göstermesine, bunun sonucunda da saldırıya uğramasına sebep olur. Birkaç gün kafa dinlemek için çıkılan yol, işledikleri bir suçtan kaçışa dönerken, aslında kadın karakterlerin kendilerine, kendi gizli, bastırdıkları duygularına yolculuk ettiklerini görürüz. Louise’in Harlan’ı öldürmesiyle engellenen tecavüz, Thelma’nın gerçek hayata karşı hiçbir tecrübesinin olmadığını ve attığı ilk adımda nasıl bocaladığını gösterirken, Louise’in de geçmişiyle yüzleşmesine ve hesaplaşmasına sebep olur. Ana akım sinemada alışık olduğumuz, ataerkil düzeni savunan yönetmenler filmlerinde tecavüz sahnesini, kadını cinsel arzusu nedeniyle cezalandırmak ve erkeğin kontrolünü göstermek için kullanır. Ridley Scott ise bu filmde tecavüzü engeller, fallusun egemenliğini yıkar. Thelma yaşadığı bu olaydan sonra kendi hayatına dair kararları kendi almaya başlar. Darly’le yaptığı telefon konuşmasından sonra Louise ile gideceğini ve bir daha asla geri dönmeyeceğini anlarız. Artık hayatına dair söz söyleme sırası Thelma’dadır.

Filmde bir diğer ters köşe de J.D. Karakteridir. Kovboy şapkasıyla karşımıza çıkan, güçlü, yakışıklı ve kibar J.D., sinemada alışık olduğumuz arzulanan nesneleştirilmiş kadının tam tersi, arzulanan nesneleştirilmiş erkek olarak çizilmiştir. Kadınların arabasına ve parasına muhtaç olan J.D. , Thelma’yı kandırmak zorundadır. Bu yüzden Darly’ye göre oldukça sıkı, güzel kıçı olan bu adam gecenin bir yarısı Thelma’nın otel odasının önünde belirir ve onu yatağında mutlu eder. Tabii ki sonunda kadınların paralarını çaldığı için kanun tarafından cezalandırılır, her fahişe kadın gibi. Thelma ve Louise bu noktadan sonra iyice özgürleşen iki western kadın kahramanına dönüşür. Para, silah ve güç artık onlardadır. Thelma hayatında ilk kez bir banka soyar. Bir polis memurunu bagaja tıkarlar. Tır şoförü adeta bir sığıra dönüşür, ‘cowgirl’ tarafından dizginleştirilen.

14

Film, karakterlerin dönüşümleriyle aslında başka bir kadın dünyasını bize sunarken aynı zamanda sinemada çizilen kadınların gerçek hayattan ne kadar kopuk olduğunu ve bu ideal imajlara sıkıştırılmış kadınların arkasındaki muhafazakar düşünceyi de açığa vuruyor. Thelma ve Louise’in fallusun yarattığı otoriteye karşı dönüşümü, izleyiciye (özellikle kadın izleyiciye) kadın kahramanlarla özdeşleşmenin hazzını yaşatırken, onu düşündürüyor aynı zamanda eğlendiriyor da. Erkek egemenliği yüzünden kanun kaçağı olan bu iki kadın, erkeklerin egemen olduğu bir düzende adalete teslim olmaktansa hiç kuşkusuz özgürlüğü seçerek aslında başka bir dünyanın mümkün olabileceğini bizlere sunuyor

Pin It

İlgili Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir