Papatya Kültürü

“Seviyor, sevmiyor, seviyor, sevmiyor, seviyor, sevmiyor…” Papatya kültürüne tanıklık edebilmek için öncelikle bizi harekete geçirecek birilerine denk gelmeliyiz. Az süreli bakışmalarda uzun süreli yaşanmışlıklarımız varmış gibi, daha o ilk bakışmadan sonra çok özlemişim ben seni dedirtebilecek insanlara… Bizi biraz silkelemeli…

Gel Gezinelim

Akşam yemeğini tamamlayan adam, ailesinin yemeğe devam etmesine aldırmadan, hemen salona doğru koştu. Haber kanallarının son dakikalarına boğulan zihniyle izlemeye devam ediyordu. Birkaç grup insan, yaşadıkları semtin etrafında kural tanımaz davranışlar sergiliyordu. Aslında burada birkaç grup insan değil, evinde olanlar…

Kırmızı Hattı

Dalgın duran insanlar ve boş bakışları üzerine, tehlikeli durduklarını iddia ederek, bir inceleme başlatsak iyi olur. Kırmızı hattına dahil olan bu insanların dışarıdan bakıldığında herhangi bir fikre ortak olup olmadıkları nereden bilinebilir ki? Bundan ötesi, “kırmızı hattı” dediğimiz şey nedir?…

Zihinsel Utku

Tutkulu bir şekilde bağlandığımız hedeflere ulaşmamız utkuları doğurur. Zafer olarak nitelendirdiğimiz tüm kavramlar bu mekanizmaya dahil ise, öncelikle bir hedef bulmak gerekir -şayet bu hedeflerden herhangi bir tanesine sahip değilseniz, bırakın zaferlerinizi kucaklamayı, anksiyetenin en az bir iki türüne kucak…

Erkan Bey

“Tamı tamına bir yıl oldu” derken sesi titriyordu, sağ eliyle sol kolunun omzuna yakın bölgesini sıkarken, Perihan Hanım’ın. Karşısında, haftada en az üç gün görüştüğü ve dertleştiği, kendisine dost bildiği komşusu oturuyordu. Perihan Hanım çayları tazelerken, komşusu kısık bir sesle…

İvaz

Karşılıksız kalmayacaktır gerçekleştirilen hiçbir emek. Bazen kutsanacak, bazen takdir alacak ve bazen sert bir eleştiriye maruz kalırken bazen ise lanetlenecektir. “Zaten benim olması gereken bir şeyin, başkalarında bulunması sebebiyle çalışmak zorunda kalmam, bana huzursuzluk veriyor” düşüncesiyle selamlıyorsak bu hayatı, ufak…

Tan

“Bana Tan adını verenler utansınlar. Bir kaç kuru dalı mekân bellemiş, üç beş çeşit yiyecekle ömrünün sonunu bekleyen ve vedalaşmak için etrafında kimseyi bulamayan birisini Tan adı verilmemeli… Aslında bir isme bile ihtiyacım yok. Sizler gibi evcil değilim” diyerek ağacın…

Bireysel Çocuk

İletişim kurmak için, birkaç kelime ile, hafızalarda imgelemler oluşturmak ve dahili ya da harici olan bilginin aktarımını sağlamak yeterlidir. İşin özüne bakıldığında, herkes doğru olanı aniden anlatmış olsaydı, ortalıkta iletişimsizlikten başka bir şey olmazdı. Yani, insanların birbirlerine doğruları doğrudan değil…

Bir

Bir ses ver. Bir nefes al. Bir huzur ver. Bir takdir al. Bir bak ama bir gör. Bir git ve hemen gel. Bir dur! Bir düşün… Bir, birdir bilirim. Bir daha tekrarla! Bir nefes al, daha vaktin var, bir nefes…

Kendini Bil Dünya

Savaşları konu olarak seçebildiğimiz şu dünyada, Delphi’deki tapınağın üzerinde yazıyor “Kendini Bil” diye… Socrates bu söz üzerine oldukça yoğunlaşmıştır. Bir kez de biz deneyelim anlatmayı, bir seyir defteri ile bu karmaşayı… Öncelikle bireyin, karşısındaki kişiyi kendisi gibi gördüğünü kabul edelim.…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

BİZE KATILIN

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Eylül’e kadar gönderebilirsiniz.

37. sayı için tema: “Devrim”

Ekip sayfasından iletişim adreslerini öğrenebilirsiniz.

Detaylı bilgi için tıklayınız.