Sondan Başlayan Şiir

-Son- Sensizlik, radara yakalanmayan alçak bir torpido gibi bedenimin ortasından vuruyor beni ayrılıyorum eşit bir şekilde tarafsız sulara batıyorum bütün taraflarım senden yana kayısı ağacının deliksiz gölgesinde bir yılan yokmuş -Orta- Yaz ortasında soğuktan kırılan karanfil ve tavanda su izleriyle…

Sessiz Saçmalıklar (I-IV)

-Vol.1- Özlemek kadar anlamsız, basit, acı verici ve bir o kadar da kutsal bir şey yok galiba bu yaşamda. Nedenlerini sıralamaya kalksak ve “buradan köye yol olur” gibi bir fikir beyan etsek hiç de ayıp kaçmaz herhalde. Çünkü şöyle bir…

Ha Geçmişe, Ha Geleceğe

Garip bir hüzün var gözlerinde, Ya geçmişi özlüyorsun ya geleceği, Bakıp da göremediğin resimler var, Sevmeyi bıraktığın şehrin sahillerinde. Yazmayı bıraktığın kağıtların kokusu, Her gün biraz daha derinleşir ellerimle, Ve mürekkep kokusudur benim aşkım, En sevdiğim gömleğimin manşetlerinde. Gölgem var,…

Sait Faik

“Her güzel şey bir insanı sevmekle başlar.” Öykü, roman ve şiirleriyle ‘Modern Türk Edebiyatı’ nın usta kalemlerinden biri olan Sait Faik, öykü dalındaki eserleriyle ‘Durum Öyküsü’ türünün ülkemizdeki öncüsü olmuştur. “Yaldızlı karyolalarda yatanlar bile tek. Yalnızlık doldurmuş dünyayı.” Öykü yazarlığına…

Sonsuza Akan Çizgi

mimlenmiş dilim konuşamıyorum eksik nefesler doluyor ciğerime vazgeçmek yanlış yol görüyorum son sigaramı çekiyorum beynime kör olmuyor şarkılar ve dinlenmiyorum kırılıyor kaburga direkleri kemerimde ince bir sızı kan akmıyor hücrelerimde soğukluğum sayı doğrultusundan sonsuza doğru akan çizgi kayboluyor dokunuşların tenimde…

Özgürlük Bilinmezi

Tek engel özgür olamayışımızmış gibi, hep bir özlem içindeyiz şu kuşlara. Bakıp da her şeyi bir kenara bırakınca; özlemimizin “bilinmezlere” olduğunu bulabildim. Sorun bilinmezdeydi, bilinmezlikler de özgürlükte. Yani bu kadar özgür olsak da yine bir engel bulurduk derinlerde.

Hürriyet

Odanızda iseniz yatağınıza, salonda iseniz kanepenize uzanın ve kapatın gözlerinizi… Yakın çevrenizin sizi sıkan, boğan, çocukluk günlerinizden bu yana zihninizi kuşatan ve dilediğinizce düşünme, hareket etme olanağı tanımayan dayatma ve yönlendirmelerinin hiç var olmadığını farz edin. Düşlediğiniz, özlemini çektiğiniz, yürümek istediğiniz…

Yeniden Gülecekmiş Gibisin

Elimde, pembe begonviller önünde, bana gülerken çektiğim fotoğrafın. Başında beyaz papatyalardan ördüğüm taç, üzerinde şile bezinden, beyaz, askılı elbisen. Göğsünde tığ işi pembe danteller olan hani… Koyacak yer bulamayıp da ardına gizlediğin ellerini, şimdi görür gibiyim. Ne hoş… Nasıl da…

İpuçları Bıraktım

İz bıraktığın her insanla kavgalıyım. Bensiz birlikteliklerin “Büyük deprem sonrası İstanbul’u”nun manzarası gibi. Onlarca cümle yazdım, içi sen-ben dolu lav Üstünden geçtiği her yer ateş. Farklı şehirlerin yalnız insanlarıydık Ortak noktalarımıza bir çizgi çektim, doğru olmadı. Geometrik kusurlarını gözardı ettim…

Benli Kalem

Kainat koymuşlar hançereme Genişledikçe genişliyor terliyorum. Teorin var mı bu konuda sevgilim Atlar ölüyor, kuşlar ölüyor, ben ölüyorum. Sızıyorum Süleyman’ın asasından Bir kurt kemiriyor içimi gıdıklanıyorum Kudüs bitti mi? Öyleyse tamam. Süleyman düşüyor, ben düşüyorum. Sonra, hasret şirk koşuyor varlığına…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

BİZE KATILIN

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Eylül’e kadar gönderebilirsiniz.

37. sayı için tema: “Devrim”

Ekip sayfasından iletişim adreslerini öğrenebilirsiniz.

Detaylı bilgi için tıklayınız.