Ben Öldüm Diyorum

sakince geçip gidiyorum vadilerden atılan kementlerim hep boş döner, fırtına alıp götürürse bir gün aklım uçurumdan aşağı düşer. sen ölünce inanır dedi dilsiz keşiş fırtına şart ve tabii bir de gösteriş, sade olmalı diyorum ve rahatça. dilimden düşmeyen sessiz serzeniş.…

Yaşamak Denen Bu Zahmetli İş

Hanoch Levin’in evlilik ve kadın-erkek ilişkileri üzerine yazdığı bu oyun, İstanbul Devlet Tiyatrosu sanatçıları tarafından bu yıl gösterime sunuldu. Musa Uzunlar ve Ülkü Duru’nun başrollerini paylaştığı bu tek perdelik kara mizah günümüz evliliklerine, belki de geleceğimizdeki hayatımıza ayna tutuyor. Yona…

Sizli Kale’m

1 Siz bulutların üstünde koşmayı seviyorsunuz diye Tesla olup iklimlerle oynarım. 2 Siz yastık olsanız, savaşınızı çıkarırım. 3 Siz yağmurlu bir bahar akşamı, ben de siz kokan asfalt. 4 Siz misafire gösterilen evin en güzel odası, ben hayallerinizle yaşayan çocuk.…

Benim Güzel Fiyaskom

İhtimallerin arkasına saklanıp duran, varlığını sorgulamaya kalkışmadan bütün gün mutfakta patates soyan, kirlenen camları silmek için o artık içine giremediği kırmızı elbisesini kesen, bayatlamış ekmekleri inatla yumurtaya bulayıp kızartan anneme göre ben aptalın tekiyim. Aptal olmanın birinci şartı mutsuz olmak…

Betonarme Aşklar

Kriz anlarında asfaltları eziyorum. Şahit olan herkes bana eşlik ediyor; aynı yolun yolcusuyuz. Bugünün getirileriyle düştüm yollara, Her kırmızı ışıkta geçmişten bir parça bıraktım ağaç gölgelerine. Her mola yerinde ilk defa gördüğüm insanları unutmuş bulundum. Tren istasyonlarına uğrayıp vedalaşmaları not…

Ölümlerin Ardı

-Aba vü ecdad ağlar Cebbar’dan Ve mevsim cerh etmiştir bir dostumun yüreğini. İnceltmiştir ipi, bıkmıştır hayattan Nevfel’in kızı sevmiştir Hint prensini. Böyle başlar bir hikâye, Yüzüne benzeyen herkesten sıkılan kadın; Sevişmelerin yorgunluğunda. Tutulduğu; cenabet dolu bir aşk. Ölümlerin ardı: benzer…

Kırmızı Kadın ve Birkaç Bilindik Acı

Tırnak etlerimi koparmamak için oturduğum, öne ve arkaya doğru sallanan sandalye artık yok. Geçen cumartesi perdeleri asarken yolun başında bir hurdacı gördüm ve o paspal halime aldırış etmeden inip sandalyeyi alıp almayacağını sordum. “Çok bir şeyi yoksa alırız abla” cevabını…

İki Kişi Görüyorum

Siz hangi erkeğin gömleğine Yakışmakla meşgulsünüz. Tam da şu anda Gözlerinize münhasır bir nevresim Taşır sizi üstünde. Çıplak ayaklarınız Isınma derdiyle yanıp tutuşur. Hangi erkek söndürebilmiş yanıp tutuşmayı Daha da alevlendirir her gelen Daha da önemsenir ya her giden Siz…

Bi’zanstır git

Ben yağmur Sen de şemsiyeyi tutan mağdur. Ölesiye ıslanmak isteyen Ama hastalıktan korkan mağrur. Bizans gibi bir kadın İçten pazarlıklı ve Dışında koca bir sur. Estetik ama eğreti Geliştikçe büyümemiş Tek yaptığı baştan çıkarıcı bir kur. Ölümsüz kahramanların Ölümlü gezdiği…

Katil Mutluluk

Kasım yataktan doğruldu ve yanındaki komidinin üstünde duran sigarası ile çakmağını aldı. Sigarasından derin bir nefes çekip, yatağın başlığına sırtını dayadı. Yanında uzanan güzel kadına bir bakış attı ve durgun bir ses ile ”Sen ve ben mutluluk yarışının zorunlu katılımcılarıyız. Buradaki…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

BİZE KATILIN

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Eylül’e kadar gönderebilirsiniz.

37. sayı için tema: “Devrim”

Ekip sayfasından iletişim adreslerini öğrenebilirsiniz.

Detaylı bilgi için tıklayınız.