Rıhtım: Sayı 22

Dergimizin yirmi ikinci sayısı ile sizleri selamlıyor, keyifli okumalar diliyoruz. ÖYKÜ Kenan Abi’nin Afili Rüyası – Uğur Can Tan – Serkan Üstündağ DEVAMLI ÖYKÜ Dokuzdolanbaç (XI. ve Son Bölüm) – Rezzan Zeren KÖŞE Bireysel Çocuk  – Serkan Üstündağ Sessiz Saçmalıklar (XVI…

Kendini Bil Dünya

Savaşları konu olarak seçebildiğimiz şu dünyada, Delphi’deki tapınağın üzerinde yazıyor “Kendini Bil” diye… Socrates bu söz üzerine oldukça yoğunlaşmıştır. Bir kez de biz deneyelim anlatmayı, bir seyir defteri ile bu karmaşayı… Öncelikle bireyin, karşısındaki kişiyi kendisi gibi gördüğünü kabul edelim.…

Rıhtım: Sayı 20

Dergimizin yirminci sayısı ile sizleri selamlıyor, keyifli okumalar diliyoruz. ÖYKÜ Ağustos’tan Bize Kalanlar… – Uğur Can Bazı Hatalar Mükemmeldir – Ege Yılmaz Payiz – Özgür Andaç DEVAMLI ÖYKÜ – KÖŞE Sessiz Saçmalıklar (V-IX) – Ferhat Nehir Sizli Kale’m V – Y.…

Benin Şiiri

Sen diyordu dünya Zaten gerisi mühim değildi Dünya bana sen diyordu Ben de ben sanıyordum kendimi. Önüme konulan aynalarda gördüğüme Aldanmakla geçiyordu hayat. Aldanışla dolu bir baş ağrısıydı yaşamak Belki geceleri uyurken hafifleyen. Ayaklarımın ucuna dayatılan yollara bakıp Ben mi…

Boşluk

Uzaklar yakın, yakınlar uzak olur bazen Gördüğümüz yüz koşarak uzaklaşırken Çitler ardında buğulu bir ses duyarız; “Hey dünyalı hepimiz buradayız.”

Tembel

Durgunluk sebebi olarak hep olumsuz önermeler yapılır. Aile, arkadaşlar, sevgili bunların sebebidir genelde. Moral bozukluğu, keyifsizlik anlık olarak onlara bağlanır. Keyifsiz olunur dışarı çıkılmaz, arama yapılmaz, konuşulmaz. Hatta o gün durgunluk bir okyanusun durulması gibi olur. Peki geleceği için durgun olan…

Mor Zeytin

İster Tanrı deyin ister Allah, ister ulu mu ulu Spaghetti Canavarı… Bir gün kocaman bir ağacı yarattı. Bu ağaç, Plantae aleminden, Magnoliophyta bölümünden, Magnoliopsida sınıfından, Lamiales takımından, Oleaceae familyasından, Olea cinsinden ve O.europae türünden olan zeytin ağacıydı. Sonra bu ağacı,…

Yarım Porsiyon Mutluluk

Dünya giderek daha kalabalık bir hal alıyor. Çocukluğumuzda isimlerini ve simalarını ezbere bildiğimiz kapı komşularımız artık birer kapı-duvar oluyor ve her ne kadar kalabalık olsak bile yalnızlaşma evresine hoş gelmiş bulunuyoruz. 3-5 kişiyi tanırken elde ettiğimiz tam ve mutlu portre…

Dönüş

Sıcak… Serin… Öfkeli… Narin… Ben öldüğüm günden beridir bu kısır döngünün içinde sıkışıp kalmışım. Vaat edilmiş olanları bulamamam bir sorun değil… Sorun olan şey, kendimi buralarda bulamamam. Sıkıştım kaldım dört duvar arasına. Bir çıkış yolu inşa etmem gerek ancak ne…

Yirmibirinciyüzyılda

renksiz bir gökkuşağından geçiyorum belimdedir bütün kara delikler seni sen yokken de seviyordum sadece hücrelerim bunun farkında değildiler anlatırken ağlamak önemli bir kavramdır rüzgar kadar önemlidir fiyortlar ve kıyıya dik uzayan dağlar delersek ulaşırmışız istediğimize veyahut yıkılır imiş tepemize her…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Ocak 2019’a kadar gönderebilirsiniz.

39. Sayı için tema: “Tekerrür”
demlik@rihtimdergi.com

Detaylı bilgi için tıklayınız.