Edebi

Psikaos

Kelimelerin türetilmesi ya da gündelik hayata uyum sağlamaları, bu kelimelerin hangi düşünce yapısı altında hangi anlamlara hitaben kurulduğunu her zaman düşündürtmüyor. Yanımdaki insan da bu kelimeyi kullandı, ben bu kelimeyi kullandığımda karşımdaki beni anladığını ifade etti ve olay burada tamamlandı, bitti, gitti.

Kelimelerin anlam taşıdığı kadar duygu taşıdığı da bir gerçektir. Birkaç harfin vurgusunu değiştirerek “psikoz” kelimesini “psikaos” kelimesine türevleyelim (Evet, harf sayısı arttığı için integraline koştuğumuzu düşünenler olacaktır ama anlamsal türetim yaptığımız için bu konuda hemfikir olmadığımızı belirtelim. Kaldı ki ben bir psikolog, psikiyatr ya da şaman değilim.).

Psikoz kelimesinin anlamsal karşılığı “Türlü sebeplerle kişiliğin bütünlük ve uyum gücünü geniş ölçüde yıkan ruhsal bozukluk.” cümlesiyle açıklanıyor ve anlam/duygu yoğunluğu açısından pek de bir şey ifade edemiyor gibi duruyor. Her kelime için sayfalarca açıklama yazmamıza gerek yok, sadece buradaki basitliği göstermek niyetindeyim. Şimdi, bu açıklama cümlesini referans alarak “psikaos” üzerine çalışmamıza başlayalım;

Türlü sebeplerle: Tam da bu ifade sebebiyle “psi” ön ekinin ardına “kaos” kelimesinin getirilmesi gerektiği görüşündeyim. Kaos, fizikçilerin de aşina olduğu, karmaşanın düzenini temsilen kullanılan bir kelime. Şu açıdan bakmaya çalışalım; bir günde en az elli adet ne yapacağı ya da ne düşüneceği belli olmayan kişilerle etkileşim hâlindeyiz, bunun yanı sıra kontrol edemediğimiz hayvan vb. canlılar etrafımızda dolaşıyor, birilerinden etkileniyoruz ve küçük düşmekten korkuyoruz, ya birisi ansızın öldüyse, arabamız çalındıysa, birisi bize düşmanlık besliyorsa, kimsenin görmediği/hissedemediği özel enerji formları varsa ve bizim peşimizi bırakmıyorsa, taciz ya da tecavüz söz konusuysa, yanı başımıza yıldırım düşerse… gibi gerçekleşmiş ya da gerçekmiş gibi algıladığımız bazı olaylar yaşadıysak bunlara “türlü sebepler” denilebiliyor.

Kişiliğin bütünlük ve uyum gücü: Buradaki ifadenin daha açık ve net olan versiyonu “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.” önermesinde gizlidir. Hepimiz karbon (C) atomlarından meydana geliyoruz ancak ne kişiliğimiz ne de vücutlarımız birbirinin aynı olmuyor. Kaos burada da işin içerisine giriyor çünkü gözetim altına alınamayacak birçok etken varken kimse bir başka kimsenin neye benzeyeceğini, huyunun kime çekeceğini bilemiyor. Tahmin edebildiği tek husus; sağlıklı bir bedene sahip bireylerin düzenli hormon salgılamaları sebebiyle kötü yönde etkilenmeyen zihinlerinden faydalı düşünceler türeyeceğidir.

Geniş ölçüde yıkan: Yıkılmadım, ayaktayım, dertlerimle başbaşayım… Açıklama cümlesinin bu kısmı oldukça ümit verici. İnce bir dokunuşa sahip. Topyekun yıkılmışlıktan, onarılamamazlıktan bahsetmiyor. Tedavi edilebilir bir hasardan bahsediyor. Yani, ruh ve beden arasındaki bürokrasi nihai hâlini henüz almamış, bir takım aşılamayan anlaşmazlıklar var, yetkili birisi gelip bu sorunları çözecek. Bir kaos da burada açığa çıkıyor: Yetki nedir? Yetkili kimdir? Normal olmak için kimin normlarına uymak gerekir?

Ruhsal bozukluk: Açıklama cümlesinin sonunda da nihai karar sunuluyor zaten. Bozukluk bu. Fiziksel ya da metafiziksel ayarları kaymış insanlara psikoz deniyor, genellemesinde bulunup sıyrılabiliriz bu işten. Ne yaşadığı ortamın ne de koşulların, yani kaosun, bir anlamı kalmaz. Sorun, psikoz denen bireydedir, çevresindekilerde değil.

Yukarıda parçalarına ayırdığımız açıklama cümlesine müdahale etmeden, o basite indirgenmişliği bozmak için bugünlüğüne “psikaos” kelimesini kullanalım. Bize unutturdukları “sebepler”, “güçler” ve “bozukluklar” kalmasın. Sadece kendimizden değil, etrafımızdakilerden de sorumlu hissedelim kendimizi.

Ancak yarın yanımızdakinden tekrar “psikoz” kelimesini duyunca şaşırmayalım. Anlamlar ve duygular, yorucu şeylerdir.

Comments (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDERME

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Kasım’a kadar gönderebilirsiniz.

38. Sayı için tema: “Zam-an”

Ekip sayfasından iletişim adreslerini öğrenebilirsiniz.

Detaylı bilgi için tıklayınız.