Demlik

Mavi Kelimeler

(Gelecekten korkma! Bak yağmura, buharlaşacağını bile bile yağıyor.)

Yazı masamda oturup kaldım. Bilmem kaç saattir. Hani bazen hiçbir şey yapmama isteği doldurur ya insanın içini… Hoş, niye bu şekilde yazdığımı bilmiyorum. Belki sadece benim hissettiğim bir duygudur bu. Son zamanlarda bunu ne kadar sık yaşadığımı düşünüyor ve gülümsüyorum.

Yazıyorum. Kendimi bildim bileli yazıyorum. Yazmayı, okumadan önce öğrenmiş olabilirim aslında. Ne yazdığımı bilmeden çizmeye çalıştığım harflerin, sihirli sözcükler oluşturduğunu düşünmekle başladığım maceram hâlâ devam ediyor tüm hızıyla. Yaşıtlarımla oynamak yerine defterler dolusu yazılar yazdığımı nasıl unutabilirim ki. Okumayı öğrendikten sonra daha bir hevesle sürdürdüğüm “yazmak” eylemi bence dünyanın en gizemli işi.

Bu eylemle devam ettiriyorum hayatımı. Tek katlı, küçük, bahçeli bir evde yaşamam da bu yüzden. Yazdıklarımdan dolayı birkaç kez uyarı almış olmam da… İnsan içindekileri özgürce dökemedikten sonra yazmanın ne anlamı var?

Penceremin camından süzülüp birleşen, sonra tekrar yollarına devam eden su damlacıklarına bakıyorum. Gökyüzünden yüklediği bütün anlamlarla aşağıya düşen şeffaf su damlalarına. Sabah yaprak bile kıpırdamazken ikindi üzeri beliren gri bulutlara… Bahçe kapısı aklıma geliyor hemen. Açık kalmış olabileceğini düşünerek kapatmaya gitmeliyim. Ahşap kapı uzun süre ıslandığında şişiyor ve zor kapanıyor.

İçimde saatlerdir fütursuzca dolaşan üşengeçlik isteğimi bastırıyor ve hemen bahçeye çıkıyorum. Evimin arkasında minik bir bahçe burası. Vakit buldukça yabani otlardan temizlediğim, bir çınar ağacı altına iki sandalyeli ahşap bir masa koyduğum, etrafı duvarlarla çevrili küçük bir dünya. Tam şair işi denilebilir. Şiir yazamıyorum maalesef ben. Aslında denedim de diyemem, cesaret edemiyorum belki de…

Siyah lastik çizmelerimle, yürümek için döşediğim taşlara basa basa gidiyor ve aralık kapıyı kapatıyorum. Geri dönerken ıslanmasın diye kenara dayadığım masama, üzerine poşet örttüğüm sandalyelere bakıyorum. Sonra evime… Yıllar önce annem ve kardeşimle sürdürdüğümüz hayatımızı düşünüyorum. Her yağmurlu günde tavandan süzülen suları, dolan kovaları… Burnuma dolan toprak kokusunu içime iyice çekip içeri giriyorum. Ah şu kokular… Annemin bahçedeki fırında pişirdiği ekmeğin kokusu geliyor burnuma. En çok da bu kokuyu özledim. Bir de anneciğimin saçlarının kokusunu…

Düşünmemeliyim, sadece yazmalıyım. Başka hayatları, hayallerimi, duyduğum bir olayı, ülkemde yaşananları, haksızlıkları, cesaret veren insanları, başarı öykülerini… Hiç durmadan yazmalıyım. Kavga sesleri duymamalıyım mesela; annemin temizliğe gittiği evlerde söylediği yanık türküleri, kardeşimin çığlıklarını, açlıktan ve hastalıktan sabaha kadar inleyen köpeğimizin sesini duymamalıyım. Komşu teyzemizin kömürlüğüne saklanırken bastırdığımız hıçkırık seslerini ebediyen unutmalıyım. Bizi nasıl acımasızca kanattığını unutmalıyım.

Ama unutamıyorum. Sık sık aklıma geliyorsun hak etmediğin hâlde. Sen hecelerimin altına gizlediğim nefret, eski defterlerime döktüğüm tuzlu bir zehirsin. Ansızın çekip gittiğin gün de benim en güzel günüm. Yok, hayır! En güzel günüm bugün. İnanması güç ama şu anki hayatım senin sayende. Hiçbir şey geçmeyecek gibi gelirken insana, her şey gelip geçiyor. “Şimdi” bir zamanlar geçmişimin hayaliyken, önümde uzanan belirsiz geleceğimin dünü olacak sonrasında. Ve yollar aşılacak, yağmurlar yağacak, sonra karlarla kapanacak yollar. Ve sonra ilkyaz çiçekleri… Öyküler yazılacak… Bir şair çınar ağacının altında, tahta bir masada yazacak en güzel şiirlerini. Çocuklar ağlamasın, üzülmesinler diye bir olacak yürekler.

Maviler düşecek avuçlarıma ve onlardan kelimeler dökeceğim yazılarıma…

Yazan: Canan Tümen
Sayı: 37

Comments (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDERME

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Kasım’a kadar gönderebilirsiniz.

38. Sayı için tema: “Zam-an”

Ekip sayfasından iletişim adreslerini öğrenebilirsiniz.

Detaylı bilgi için tıklayınız.