Marslı

by • 9 Ağustos 2015 • Kitap, Kitap İncelemeleriYorumlar (0)1535

the-martian-banner

Marsta bir hayatta kalma çabası, çağımızın modern Robinson Crusoe Mark Watney’ın ağzı hafif bozuk zorlu mücadelesini anlatıyor Andy Weir kitabında. İleri bir gelecekte biz dünyalılar Ares programı altında Marsa insanlı uzay aracı göndermeye başlamışız. Kitabımızın kahramanı Mark Watney de bu Ares III programında en düşük rütbeli astronot, botanikçi ve makine mühendisi. Gülünç olaylar diye adlandırdığı bir dizi felaket sonrası tek başına Marsta ve hayatta kalan Watney’in 400 gün yetecek yiyeceği, bol bol güneş enerjisi ve depolamak için hidrojen yakıt hücreleri, oksijen vericisi, su arıtıcısı, Hab çadırı var. Fakat dünya ile olan bütün iletişimini kendisinin mahsur kalmasına neden olan fırtınada kaybetmiş durumda ve bir sonraki Ares IV görevi 4 sene sonra. Oksijen vericisi bozulursa ölür, su arıtıcısı bozulursa ölür hiçbir şey olmazsa yiyeceği biter ve ölür. Buna rağmen o zamana kadar hayatta kalmalı ve Marsın en pozitif insanı olmalı yoksa Marsta ölen ilk insan olacak. Elbette kimse böyle ünlü olmayı istemez.

“Neresinden bakarsanız bakın, sıçmış durumdayım.”

andy-weir-turkiye415 sayfalık roman Pegasus Yayınevi tarafından raflara kazandırıldı ve Goodreads sitesinde 2014’ün en iyi bilim kurgu romanı seçildi. Eğer kitabı okursanız neden olduğunu anlarsınız. Hikaye anlatımı için gerçeklikten ödün vermek zorunda kalsa da Weir, çoğu teknik ayrıntıyı bilimsel olarak tutarlı yazmaya çalışmış. Bir çok matematiksel ve biyolojik detaylarla yoğrulsa da genel olarak boğulmuyorsunuz ve kendinizi kitabın içinde bulabiliyorsunuz. Bilim kurguya aşina olmayan bir kesim için kitabın bir bölümü sıkıcı gelebilir, kurgunun büyük kısmı “bir sorun yaşa düzelt ve bunun tekrarından” oluşuyor. 400 küsur sayfalık kitap için gereksiz kurgu fazlalığı olmuş ve bana kalırsa kitabın eksiği buydu. Fakat teknik bilgiler aklınızı yoruyorsa her zaman canlandırmaya geçebilirsiniz, en azından Mark’ın ne yapmaya çalıştığını hayal etmeniz kitaba yeniden odaklanmanıza yeterli olacaktır.

Asıl güzel olan kitabı sadece tek kişinin bakış açısından okumuyoruz. Aynı zamanda dünyadakileri, oradaki haberleri alıyoruz ve Watney’in mürettabatını, bununla nasıl başa çıktığını -kısa ama olsun- okuyabiliyoruz, bu da hikayeyi tek düzelikten alıp başka bir konuma sokuyor.

Başrolünü Matt Damon’un oynadığı aynı isimli film 2 Ekim’de gösterime girecek. Filmini izlemeden önce okumak isteyenler acele edebilirler çünkü çok az kaldı!

IMG_20150424_173450

Pin It

İlgili Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir