Lola ve Komşu Çocuk

by • 9 Nisan 2017 • Kitap, Kitap İncelemeleriYorumlar (0)108


Stephanie Perkins
Yabancı Yayınları
252 Sayfa
Çevirmen: Aslı Tümerkan

Geçmişinde kalan çocuk, gelecekteki aşkı olabilir mi? Henüz kendini geliştirme aşamasındaki tasarımcı Lola Nolan modaya inanmıyordu… O, kostümlere inanıyordu. Kıyafet ne kadar parıltılı, eğlenceli ve farklı, yani etkileyiciyse o kadar iyiydi. Ve Lola’nın hayatı, özellikle de seksi rockçı erkek arkadaşı varken mükemmele gayet yakındı. Ta ki Bell ikizleri olarak da bilinen Calliope ve Cricket mahalleye tekrar taşınıp Lola’nın derinlere gömdüğünü düşündüğü acı verici geçmişini gün yüzüne çıkarana kadar.

2012 yılında çıkan Anna and French Kiss serisinin ikinci kitabı olan Lola ve Komşu Çocuk Yabancı Yayınları ile geçen sene okurlarla buluştu. Kitapta, Lola ilginç, gay bir aile tarafından yetiştirilen eşsiz bir genç kız; Cricket yavaş yavaş hayatına dahil olduğunda, kendi başına dürüst olmayı öğrenmek zorunda kalıyor. Üstelik de zor yoldan…

…Ben kostümünü giymişken kendini bile tanıyamayan ve oyun oynar gibi süslenen bir çocuğum.

Kostüm tasarımcısı olmaya karar vermiş 17 yaşındaki Lola Nolan -ki kendisi asla aynı kıyafeti ikinci kere giymeyeceğine yemin ediyor- mahallesinden iki sene önce taşınan ve kalbini kıran Cricket’ın aşk acısından- ve kardeşinin gıcık tavırlarından- kurtulmuştu.  Ne de olsa 22 yaşında seksi bir müzisyen sevgilisi vardı. Her ne kadar iki gay babası sürekli büyük-erkekler-seks-ister tavırlarıyla karşısına çıksa da. En azından öyle düşünüyordu. Fakat tam da o sene, iki sene sonra, Cricket Graham Bell ve ailesi eski evlerine geri taşındı ve Cricket bir kez daha komşu çocuğu sıfatıyla karşısına çıktı.

“Eğer ben yıldızlarsam Cricket Bell koskoca galaksiler eder.”

Lola ve Komşu Çocuk romanını okumaya başladığınızda ne zaman bittiğini anlayamıyorsunuz. Akıcı, eğlenceli ve romantik. Seri olmasına rağmen ilk kitabı okumadan bu kitaba başlayabiliyorsunuz, ama okuduysanız ilk kitabın karakterlerinden Anna ve St. Clair’i bu kitapta görebilirsiniz. Seride sırayla okuma zorunluluğu yok, zaten her şeyin mutlu sonla biteceği çok bariz yani üçüncü kitabın adı Isla ve Mutlu Son… Ama her bir önceki kitabın karakterlerini yeni kitapta görebiliyorsunuz, okuyucu için çok güzel bir jest.

“Yani ikinci şanslara inanıyor musun?”
Dudağımı ısırıyorum.

İkinci, üçüncü, dördüncü. Ne gerekiyorsa. Ne kadar gerekiyorsa. Eğer insan doğruysa.” diye ekliyor.
“Eğer o insan Lola’ysa?”
Bu sefer gözlerime bakıyor.
“Ancak diğer insan Cricket’se”

Kitabın en ilgi çeken yönlerinden biri her ne kadar Lola kadar özgün karakterler olsa da kitabın aslında günlük hayattan çok fazla iz barındırması. Özellikle Cricket’in,  popülerlikte zirve yapmış kötü-çocuk furyasından kilometrelerce uzak olması, o tarz kitapları okumaktan bunalanlar için güzel bir değişiklik olacaktır. Cricket Graham Bell, evet gerçekten Graham Bell ailesi, hani telefonu icat eden, Perkins romanları arasında karşılaştırıldığında gerçek hayatta karşımıza çıkabilecek olan en olası karakter, sanırım bu yüzden daha tanışır tanışmaz bir sempati hissediyorsunuz. Gerek ne düşündüğünü saklamadan söylemesi, gerek heyecanlanınca ne yapacağını bilememesi, gerek uzun boyuyla aksak davranması olsun, yazar sevilen bir karakter yaratmış. Lola da, can sıkıcı olmadığı zamanlarda -karar verememe klişesi- okuması zevkli bir karakter. Özgün ve kendi içinde yaratıcı.

Sonuç olarak, roman hem içinde günlük hayatın zorluklarını barındıran hem de Lola ve Cricket’in yaşadıklarını kendi içinizde tanıdık hisler yaratan, inişli çıkışlı duygularla okuduğunuz bir kitap olarak tanımlanabilir. Oldukça okunaklı ve rahatlatıcı bir şey arıyorsanız ve Isla’yı okuyup sevdiyseniz tavsiye edeceğim bir kitap. Perkins, kesinlikle bir hikaye yazmayı ve diyaloglarını ilginç bir hâle -çoğu zaman komik- getirmeyi iyi biliyor. Özellikle kapak tasarımı kesinlikle dikkat çekici, kitabın kendisi kadar renkli bir tasarım.

Pin It

İlgili Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir