Logan’s Run

by • 12 Haziran 2016 • Film İncelemeleri, SinemaYorumlar (0)634

LOGAN'S RUNDolby Stereo olarak çekilen ilk film olan Logan’s Run, 1976 tarihli Michael Anderson rejili, William F. Nolan ve George Clayton Johnson tarafından yazılmış bilimkurgu roman uyarlaması, yirminci yüzyılın iki yüzyıl sonrasında geçen post apokaliptik distopyadır…

23. yüzyıl yani bizlerin muhtemelen göremeyeceği yakın gelecekte, büyük bir dünya savaşı sonrasında üstü kubbelerle çevrili bir yeraltı şehrinde kolonileşmiş insanlığın yeni düzeninde, fütürist mimaride şekillenmiş her şey renkli, herkes genç ve güzeldir. Ancak bunun ardında çok katı bir düzen biçimi yatmaktadır. Sistemi denetleyen yapay mekanizmanın belirlediği azami yaşam süresi 30’dur. Bu yaş sınırını aşanlar ya toplu intihar girişimi olan bir nevi tapınma ritüelleri sayesinde kendini kurban ediyor ya da kaçak (Runner) durumuna düşerek kendilerine Sandman denilen sistem askerlerince nihayetinde yakalanıp yok ediliyorlar. Bu nedenle şehirde bırakın yaşlı sınıfı, orta yaş sınıfı dahi yoktur. Bireylerin yaş aralığını anlamak adına bariz göstergeler bulunmaktadır. Her yaş aralığına göre belli bir renk giyim ve avuçlarının ortasında bulunan, yaşam kristali adında parlak taşın rengi sayesinde bu kolayca anlaşılmaktadır. Eğer kırmızı ise bu yetişkin olduğunu, beyaz ise yaşam süresinin dolduğunu göstermektedir. Tabi sadece Sandman’ler arasında gizliden gizliye yaygın olarak, kristalin rengini kontrol eden, hap misali yutulan, yuvarlak bir nesne kullanılmaktadır. Bu sayede pek çok Sandman bağlılıklarının gereği ve uğruna insan öldürdükleri düzenin buyruğu ölümden kurtulmaktadır.

İnsanlar 30’lu yaşlarına geldiklerinde başka bir hayatta dirilecekleri umuduyla yeniden doğuş seremonisiyle, büyük bir hevesle mutluluk içerisinde toplu ölüme yelken açmaktadırlar. Bu zihinlerinde herhangi bir çapraşıklık oluşturmazken, aksine uzun yaşam ve dış dünya ile ilgili görüşlerini sağlamlaştırmaktadır. Onlara göre yeryüzünde, kendilerini çevreleyen sınırlar ötesinde bir hayat kalmamış, her şey buz ve çöle karışmış, hava ise zehirli gazların yoğunluğundadır. Dışarı çıkmak çok tehlikeli ve ciddi bir suçtur. Gidip de dönen olmasa da buna yeltenenler kirlenmiş (yoz) kabul edilmektedirler. Logan ile Jessica’nın filmin sonuna, klimaksa doğru şehre geri dönüşleri gibi. Yine de ölümden kaçan ve ölüme yeltenen asiler vardır. Onlarda yukarıda, yüzeye yakın noktada yapay buzla kaplı bir ortamda kendilerini pusuya yatmış bekleyen yok etmeye programlı bir robot tarafından acı şekilde dondurularak öldürülmektedirler. Kahramanımız Sandman, Logan 5 (Michael York) ile ortağı Francis, (Richard Jordan) kaçakları (Runner) sado-hedonistçe avlayarak işlerini büyük bir arzuyla yapmaktadırlar. Bu ikili, gizliden aldıkları gençleştirici haplar sayesinde avuçlarındaki yaşam kristalini 30’un evvelki seviyesi kırmızı renk değerinde tutarak sisteme sorgusuz itaat ederler. Ta ki Logan’ın tek gecelik haz adına Jessica’yı (Jenny Agutter) odasına ışınlayışına değin…

Jessica, onun doğru bildiği her şeye karşıdır. İkinci aktın başladığı bu noktada Logan’ın aklını çelmesi, onu şüpheli birtakım davranışlar içine çekmesi, ortağı Francis’in Logan’a olan güvenini yitirmesine neden olur. Onu takip ettiğinde ise Logan’ın bir grup isyancının sığındığı terk edilmiş yasak bölgede genç, güzel bir kadın kaçağın hayatını bağışlaması, deyim yerindeyse bardağı taşıran son damla olur ve serüvenli kaçıp-kovalamaca başlar…LOGAN'S RUN

Öykü hakkında fazla bilgi vermek istemiyorum, ancak şunu belirtmek isterim, yeniden çevrim (Remake)  söz konusuydu ve başrolde, Logan karakterine Ryan Gosling düşünülüyordu lakin Time Warner’ın kararsız tutumları sebebiyle rafa kalkmış oldu. Kanımca iyi de oldu…

Başrollerde, Logan 5 rolünde Michael York, Jessica 6 rolünde Jenny Agutter; yardımcı rollerde, Francis rolünde Richard Jordan, güzellik merkezinde çift taraflı ajan Holly rolünde aynı yıllarda televizyonlarda melek olarak cirit atan ve 2009’da kanserden hayatını kaybeden Farrah Fawcett ve tabii ki beyaz sarayda Logan ile Jessica’nın karşısına çıkan yaşlı adam rolünde duayen aktör Peter Ustinov eşlik etmekteler…

Logans-Run

Şehrin kaydırmalı dış genel çekimleri (Establishing Shot) için entegre, birebir minyatür maket set inşa edildi. İç çekimler ise Dallas’ta bir alışveriş merkezinde yapıldı. Geriye kalan parçalı çekimler stüdyo ve çeşitli gerçek mekanlarda üretildi… Harici olarak 1977-78 yıllarında çekilen bir sezon, 14 bölümlük bir dizisi de mevcut. Ancak son 3 bölümü gösterilmeden sonuçsuzca yayından kaldırılmış. (Firefly gibi)

Kısaca Logan’s Run, fütürist konseptiyle dönemine göre zaman ötesi sosyo-politik bilim-kurgu olarak muhakkak görülmesi icap eden janr filmlerinden.

İllegal internet seçenekleri haricinde video sunumlarına gelince, PAL ile NTSC formatlı DVD Türkiye haricinde, Avrupa ve Amerika’da 1. – 2. bölgelerde mevcut. Blu-ray oynatıcınız var ise benim yaptığım üzere,  2009 baskısı ALL REGION kodlamalı Blu-ray’i tercih edebilirsiniz.

Pin It

İlgili Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir