Krzysztof Kieślowski

by • 7 Ağustos 2016 • SinemaYorumlar (0)794

“Sinema hiçbir şeyi değiştirmez; ama insanların birçok şeyi anlamalarını sağlar. Dünyayı değiştirecek olan şey filmler değil, o filmleri izleyen insanlardır.”

– Krzysztof Kieślowski

293206_132896880027 Haziran 1947 Varşova doğumlu Kieślowski, babasının tüberküloz hastalığından ötürü bir sanatoryumdan diğerine, Polonya’nın birçok şehrini göçebe gibi dolaşmak zorunda kalmış. İtfaiyeci olmak isteyen Kieślowski, Lodz Film Okulu‘na iki kez başvurmuş fakat kabul edilmemiş. Bunun üzerine bir süre resim okuluna devam etmiş ve 1965 yılında ünlü Lodz Film Okulu‘na yaptığı üçüncü başvurusunda kabul edilmiş. Tramwaj adında ilk kısa filmini yapmış, ölümüne dek 16 belgesel, 10 sinema filmi çekmiş ve yönetmediği 3 sinema filmi yazmıştır. 1996‘da ölümüne dek çektiği filmlerindeki biçemiyle ilgili şunu belirtmiştir; “Bir insanın Komünist ya da Dayanışma Yanlısı olmasından, dinsiz ya da dindar olmasından daha önemli şeyler bulunduğunu fark ettim: aşk, ölüm, yalnızlık, nefret, kaygı gibi. Bunlar pek sözünü etmediğimiz ama birlikte yaşadığımız, hayatımıza yön veren şeyler.”

Fimlerinde, “Kimiz? Niçin yaşar ve ölürüz? Kader nedir?” gibi suallerle örtük anlam üzerinden üçüncü manaya ulaşır. İletişimsizlik sonucu ortaya çıkan adaletsizlik, eşitsizlik gibi sorunlara değindiği ve 1988‘de Polonya televizyonu için 10 emre ithafen çektiği birer saatlik süreleriyle 10 bölümlük Dekalog serisi üzerinden aynı zamanda devlet ve siyaset kavramlarının insanları nasıl etkilediğini göstermiştir. Bunlar arasından “Öldürmeyeceksin” ve “Zina etmeyeceksin.” kavramları üzerine çektiği iki Dekalog‘unu, Öldürmek Üzerine Kısa Bir Film ve Aşk Üzerine Kısa Bir Film adıyla uzun metraja dönüştürmüştür. Bunlar haricinde 1979 yapımı Amatör1994 tarihli Üç Renk: Beyaz ve 1988 üretimi Dekalog 7: Çalmayacaksın filmlerinde Polonya’lı komedyen, aktör Jerzy Stuhr ile çalışmıştır. Tüm filmlerinin kompezitörlüğünü yakın dostu ve iş arkadaşı, Polonya’lı besteci Zbigniew Preisner yapmıştır. Güzel Fransız aktris Irène Jacob oynadığı Üç Renk: Kırmızı ile Véronique’in İkili Yaşamı, fimleri kanımca en iyileridir. 

Krzysztof-Kieślowski-620x444Renk üçlemesinde  Fransa bayrağının renkleri olan mavi(özgürlük), beyaz(eşitlik), kırmızı(kardeşlik) kavramlarından esinlenmiştir. Jean-Louis Trintignant yer aldığı Kırmızı önceki Mavi ve Beyaz fimlerini birbirine bağlayan düğüm işlevi görmektedir. Véronique’in İkili Yaşamı ise zaman-mekan ötesi birbirinin tıpkısı iki genç kadının aralarındaki derin hissel bağ üzerinden yine kader gerçeğini ele alır. Juliette Binoche, oynadığı Mavi‘de özgürlük teması işlenmektedir. Beyaz‘da ise Fransız devriminin ideallerinden olan toplumsal eşitlik konu edilmektedir…

Kieślowski 13 Mart 1996’da kalp rahatsızlığından ölmeseydi Cennet, Cehennem ve Araf üzerine bir üçleme düşünmekteydi. Talihsizlik eseri kaldı. Aslında talihsizlik demek yersiz olur. Bence dünyanın en iyi yönetmeni olarak filmlerini, gerçekliği tabii biçimde en naif haliyle kurmaca, sanatsal bütünlükte olabilecek en ayrımlı biçimde vermiştir. Yani kendisininde çok yakından ilgilendiği kader gerçeğine ithafen, payına düşen yaşam hakkını doldurmuş olarak o üçlemeyi yapsa da yapamasa da o zamana dek yaptığı tüm yapıtlarıyla bunu fazlasıyla başardığı açık ara ortada…

Sevdiğim tek ve en en iyi yönetmenin anısına… 

 

 

Pin It

İlgili Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir