Edebi

İçinden

Herkes kendi acısından bir söz bıraktı dalgalara,
Kayalarda yankılandı sesler:

– Bir harf ne zaman değerlidir?
– Sahiplenince.
– Toprak gibi ezilmemek lazımdı, ezilirken izlendik bir gece.
– …
– ?

Kendi acımdan dinlediğim bu kulaktan dolma cümleleri,
Görkemli gürültülerin altında sindirmeye çalıştım bir süre.
Şimdiye kadar hiçbir dilde söylenmemiş sözlerdi duymak istediklerim, ekoseli sözler,
Çayımdan bir yudum aldım,
Ve “bunları geçin!” diyemedim.
“Senin yok mu söyleyeceğin abi” dedim.
Yok mu dört duvarı delen nemli hecelerin?
Kıramadı beni ve belki de kuramadı son cümlesini,
Kızardı hicabından,
“Yürüyemediğimiz yollarda koşmaya kalkıştık, hepsi bu kadar.” dedi.
Acıyı paylaşmış olmanın taşkın sevincini yudumlamaya devam etti.
Eskimiş korkularımız içimizin en ücra köşelerine sızmaya başladı,
Yine, yeniden yaralandı dilimiz, dizimiz kadar.
Hepsi bu kadar değildi anladık,
Biraz kan ve bir parça yürek kokusu da vardı ürkütmek istemedi.
İçinden, dedi
İçinden halledecekti.

Comments (1)
  1. Oguzhan dedi ki:

    Aga be! yak yak!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDERME

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Kasım’a kadar gönderebilirsiniz.

38. Sayı için tema: “Zam-an”

Ekip sayfasından iletişim adreslerini öğrenebilirsiniz.

Detaylı bilgi için tıklayınız.