Edebi

Hayata Güvenmek

İnsanlığın çoğu için kabul etmesi her ne kadar duygusuzca gelse de bizler analiz mekanizmalarından başka bir şey değiliz. Yaptığımız her hareketin bir anlamı ve beklentisi var. Kendine güveni yüksek olduğu düşünülen insanları, şimdi bir de hayata güveni yüksek olarak ele alacağız.

Doğru-yanlış, iyi-kötü, faydalı-zararlı, kozmos-kaos… Bu zıtlıkları türeten zihnimizin işlem politikasını bildikten sonra hayata güvenmek daha kolay hâle gelecektir. Zaten dört tanecik zıtlık verdiğimiz için de her birini rahatlıkla inceleyebilir ve sonrasında da hayata güvenme meselesini kavrayabiliriz;

Doğru-yanlış zıtlığına örnek olarak, maddesel hayatımıza etkiyen olguları ele alabiliriz. 1 ekmek varsa ve 10 kişilik bir aileden bahsediyorsak doğru olan şey, en güçlünün tüm ekmeği yemesi midir yoksa o ekmeği 10’a bölmek mi? Zihin mekanizmamız hemen çalışıp bir takım kararlar alacaktır ve daha fazla sayıda hayatta kalan tür üyelerinin, türün devamı için daha üstün olduğuna karar verecektir. O ekmeği 10’a bölmenin doğru ve en güçlü olan tek kişinin adam gibi karnını doyurmasını yanlış görecektir. Eğer, bu ekmeği 10’a böldüğümüzde 10 kişi de hayatta kalabildiyse doğru bir sonuca ulaştık deriz (2-3 kişi açlıktan öldüyse karar yanlış olacaktır çünkü zaten ölüm olacaksa diğer üyelere daha fazla enerji verme fırsatımızı kaçırdık.).

İyi-kötü zıtlığında ise daha çok duygusal sonuçlara giden eylemlerden bahsedebiliriz. İyi hissettiren şeyler her zaman “DOĞRU” değildir; tıpkı kötü hissettiren şeylerin her zaman “YANLIŞ” olmaması gibi. Yani, hayatımızda deneyimlediğimiz duyguları yaşatabilmek ya da onlara yön verebilmek için doğru ya da yanlış yapmanızın bir önemi yoktur; önemli olan şey, hangi durumlarda nasıl hissettiğinizi bilmek ve buna göre davranmaktır.

Faydalı-zararlı zıtlığı ise bir bireyin, toplum içerisinde iyi ya da kötü hissedebilmek için gerçekleştirdiği doğru ya da yanlış hareketlerin, etrafındaki diğer bireyler ile ilişkilerini, yaşama koşullarını, sağlığını ve genel olarak da hayat standartlarını etkiyen sonuçlardır denilebilir. Tüketim ürünlerinin amaçlarını tam kavrayarak optimum şekilde kullanarak fayda elde edebilirken, kendimizi kaybedip zarara da uğrayabiliriz. Çıkar ilişkisinin zedelenmesi zarardır. Karşılıksız çıkar ilişkisinin zedelenmesi ise faydadır, eğer karşılıksız faydalanılan kişi sizseniz.

Kozmos-kaos zıtlığı; yukarıda kazandığımız deneyimlerimizi uygulayamamamız için biçilmiş nihai durumlardır. Kozmos içerisinde karar vermek kolay fakat kaos ortamında oldukça zor olacaktır. Bir çocuğun kaydıraktan kaymayı öğrenmesi gibidir. İlk kez kendisini zirveden aşağı bırakmadan önce, kaydırak inanılmaz bir tehlike gibi analiz edilir. İlk kaymadan sonra çocuk iyi hisler elde eder ve doğru bir şekilde tekrar kayarak deneyimlediği bu hissi tekerrür eder. İkincide de aynı deneyim elde edilirse, güven hissi artar ve gelişim için faydalıdır. Kaydıraktaki başarısı devam ederse artık deneyimli biri olarak arkadaşlarına kaydıraktan kaymanın nasıl hissettirdiğini dillendirir, daha önceden hiç kaymamış olan arkadaşlarına göre o çocuk cesur bir kahramandır. Aslında ortada kahramanlık yoktur; hayata güvenmek vardır. Bunca zaman terslik yaşamayan çocuğun bir gün kaydıraktan düşüp başını taşa çarpmayacağının garantisi yoktur ancak çocuk bunun farkında değildir; o sadece deneyimlediği doğru, iyi, faydalı ve kozmos (düzenli) sonuçları bilmektedir.

Peki, hayata güvenmekten vazgeçen bir insan, yukarıda sayılan durumların hepsinin tersini yaşamak zorunda mıdır? Açıkçası, hepsinin tersini yaşamak pek mümkün değildir. İnsanın kontrolü kaybettiğini hissettiren en temel şey kaostur (düzensizliktir). Kaos oluşturmak ise oldukça kolaydır. Güvendiğiniz birinin sizi aldattığını fark ettiğinizde hayatınızın kontrolünün sizin elinizde olmadığını anlayacaksınız ama aptallık etmek isterseniz “Neden insanlar bu kadar kötü?” sorusuyla birlikte kendinize zarar verme yanlışınıza devam edebilirsiniz. Bu kötü duygular bütününü de hayatınız boyunca yaşamak istemeyeceğinizden dolayı, tedbir mekanizması geliştireceksinizdir. İnsanlara mesafe koyduğunuzu hissettirdiğinizde, sizi aldatma girişiminde bulunamayacaklarını görecek ve buz gibi bir kişilik içerisinde, minimum zararla bir ömür bitireceksiniz; bu da aptallığın başka bir yoludur.

Hayata güvenmek, akıllılık etmek değildir. Hayata güvenmek yerine, her zaman başarılı olamasak bile, bir zekâya sahip olduğumuzu ve bunu kullanarak çevre koşullarını analiz etmekle yükümlü olduğumuzu kabul etmeliyiz. En azından doğru-yanlış, iyi-kötü, faydalı-zararlı ve kozmos-kaos zıtlıklarının farkında olmalı; bu durumları değerlendirmeli ve istediğimiz hayatı elde etmeliyiz. Bahsettiğim analizler birçok tekerrür gerektirir, çokça sabır ve bolca azim…

Bahsi geçen tekerrürün bozulması durumlarında karar mekanizması olduğunuzun farkına varırsınız. Sabah güneş doğmadan işe gitmek için yola çıkışınız ve doğal koşullardaki düzenli uyku sistemine sahip varlıkların çoktan uykuya daldığı akşamlarda eve gitmeleriniz vardır. Zaten normal olmayan bu durumu kabulleniş gerçekleşmiş olabilir ancak sizin karar mekanizmanız dışında kalan diğer canlılar bu tekerrürü değiştirmek için hamlelerde bulunabilir.

Yaşanmakta olan bir örnek olduğu için rahatlıkla söyleyebilirim ki başka karar mekanizmalarının sunduğu opsiyonlara kendi karar mekanizmanızı uydurmak, sizin için zararlı olacağından dolayı tüm sistemi değiştirmekte fayda vardır. Evet, gelecek belirsiz hâle bürünür ancak asıl fark edilmesi gereken şey, tekerrür etmekte olduğunuzu düşündüğünüz bu hayatın da aslında geleceğinin olmamasıdır. Biraz da olsa kontrolü elinde tutmak isteyen birisiyseniz, böylesi canlılara fırsat vermemek niyetindeyseniz, kozmos sandığınız hayata bir tekme atıp kaosu kucaklamak yerinde olacaktır.

Comments (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Ocak 2019’a kadar gönderebilirsiniz.

39. Sayı için tema: “Tekerrür”
demlik@rihtimdergi.com

Detaylı bilgi için tıklayınız.