Edebi

Halil İbrahim Sofrası

Sonu ufki, beyaz etekleri dalgalanan büyük bir sofra
Her gün, amade bir tabakta sunulur peşi sıra
Acı bir tabakta, ekşi bir tabakta, tuzlu bir tabakta
Tabaklar ister gümüş, ister altın ya da bir beşik ki, dolarlardan sarma
Kalan her güne dair “kişiye özgü” bir tat damakta…

Karnı doyarken, dilek o ki, ruhu da doysa!
Önündekini yerken, demiri atmış yandakinin tabağına…
Kaşığı salla, kaşığı salla, yanında taşır “kürek” fırsatını bulsa
Aş, çok tatlı da olsa, az tuzlu da olsa!

Yaşam bir sanat, her günü yaşa adabınla doya doya!
Kaç gün yazıldı alnına, kaç gün kaldı hesabı bir kenara
Haydi dostlar! Buyurun Halil İbrahim Sofrasına…

 

Sevgiyle kalın.

Yorum (0)

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Gerekli alanları işaretleyiniz *

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Ocak 2019’a kadar gönderebilirsiniz.

39. Sayı için tema: “Tekerrür”
demlik@rihtimdergi.com

Detaylı bilgi için tıklayınız.