Renkli Kozalaklar

Güneşin gözünü araladığı bir pazar. Mutlulukla çok fazla ilişkisi olan bir pazar kahvaltısı… Rutinimiz hiç değişmez. İki haftada bir ikizimle birlikte göl kenarına gideriz. Aramızdaki tek fark parmak izi değil. O sanatsal resim çekmeyi sever ben manzaraya göz aralayıp kitap…

Hayat Seninle Güzel

“ilgimi çekiyosun çıkışta bişeyler içsekmi” Geri zekâlı. Bunun gibi bir maymunu getirip müdür yardımcılığına atayanda kabahat. Yazdığı mesajdan bile gerilik akıyor. Akşama kadar sayısız dosya götürüyorum önüne de altına imza atıyor. Kafayı yorup benim yazdığım raporları bile dikkatli okusa belki…

Kelebekler

Bir kadın hayal edelim. Bedenini üç kuruş için kullanan ve bu kadın yalnızca on sekiz yaşında olsun. Günün teknolojisinin de gelişmesiyle artan teknoloji tutkunluğu… Para için kamera karşısında memesini sevdiğini düşünelim. Bir adamı memnun edip cebindekileri boşaltmasını beklediğini düşleyelim, aynı…

Benim Adım Dul

Salona girdiğimde konuşmaları aniden kesildi. Çay kaşıklarının şıngırtısı dışında çatal, bıçak hatta peçete sesleri bile duyuldu uzun zaman. Tutamadım kendimi artık. “Geldiğinizde bıcır bıcırdınız; ne oldu kızlar, ne bu hâliniz?” sorumu “Eline sağlık, kekin çok güzel olmuş, bu börek senin…

Yaprak Fırtınası Zamanında Ayrılık

O zamana kadar trenlerin hep kısa ayrılıklar taşıdığını sanırdı. Ufak tefek olanlarına bir şekilde alışmıştı ama böyle yüreğine binlerce tonu bir anda bırakana alışamamış ve sonunda ölmüştü. Garın içinde unuttuklarına dönüp baktı. Kırk dakika oturdukları bankta, solmuş bir kahkaha duruyordu.…

Ayraç

Erkenden kalkmıştı genç adam. Pencereyi açtı. Sabah serinliği kucaklayıverdi uykusuz gecenin hırpaladığı bedenini. Birkaç saate kalmaz haziran sıcağı sabah ağalığının sonunu getireceğinden anın tadını çıkartmaya çalışıyordu. Ama boşuna. Dışarısı ışıl ışıl. İçinde tarifsiz karanlık. İş görüşmesine gidecekti. Yine umutsuzdu. Üniversiteyi…

Peri Kanatlar

Küçük badem gözlerinin bal sarısı, bir parça hüzün bir parça tedirginliğe teslim oldu vedalaşırken. Yediye anca ulaşmış yaşının iki katı kadar vedaya maruz kalmıştı. “Sevgi Teyze diş perisi badem şekeri bırakmıştı ya onları sen ye ama sakın şişko Hamdi’ye verme!”…

Ayak Sesleri

Günün ilk ışıkları küçük odanın perdesini zorlarken yatağın yanı başından şikâyet sesleri gelmeye başladı: – Kalksa artık. Çok sıkıldım. Bu sözlerden sonra daha fazla dayanamayarak kendisini gürültülü bir şekilde yere attı. Soner birden yerinden sıçradı. Bütün gece bir o yana…

Koltuk Sevdası

Toplantı odasının kapısı açıldığında yuvarlak masanın etrafındaki dört çift göz içeri giren işçiye döndü; daha doğrusu yük arabasındaki büyük koliye. Üç şirket ortağı ciddiyetini bozmazken coşkusu her hâlinden belli Müdür yerinden adeta fırladı, işçiye koliyi nereye koyması gerektiğini gösterdi. Kolinin…

Çavdar Tarlası

Dalmaçyalılara bayılıyorum. Sahiplerini de çok severim aslında. Önceden ne köpeklerle ne de sahipleriyle ilgili pek bir bilgim yoktu, hâlâ da çoğu şeyle ilgili bir bilgim yok aslında, sadece buğulu renklerle bezenmiş, zihnimde çok berrak olan bir geceyi hatırlıyorum – tarif…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDERME

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Kasım’a kadar gönderebilirsiniz.

38. Sayı için tema: “Zam-an”

Ekip sayfasından iletişim adreslerini öğrenebilirsiniz.

Detaylı bilgi için tıklayınız.