Dokuzdolanbaç (XI. ve Son Bölüm)

Valentino Nuri Moda’da Nuri’nin atölyesinin bulunduğu sokak, dükkânın önüne yanaşan lüks otomobillere, pürtelaş el frenini çekip ceket düğmelerini kapıyı açmak için koşarken ilikleyen  abartılmış saygı gösterileri içindeki şoförlere alışmıştı. Nuri’nin tuhaf giyimine sıra dışı yaşam şekline alışmalarından çok daha  kolay…

Çiçili İdris (XIII. ve Son Bölüm)

1870 Senesinin sıcak ve nemli bir Mayıs akşamı Mösyö Lampard’ın dükkanının önünde siyah bir fayton durdu. İçinden, düzgün giyimli, fötr şapkalı iki adam ellerinde siyah meşin çantalarla inerek Mösyö Lampard’ın dükkanından içeri girdiler. Kısa bir süre sonra dükkandan dışarı çıkan aynı adamların…

Giyotin

Fransa için oldukça sıradan bir gün olacağa benziyordu. Güneş tam zamanında doğmuştu tek bir salise dahi gecikmeden. Güneşin karşı konulmaz ışınları insanları kolundan tutup sokağa savuruyordu. Şaşkına dönmüş insanlar Paris sokaklarında bir aşağı bir yukarı koşturuyorlardı. Hepsinin suratında ise anlaşılması…

Mahfi (IV. Bölüm)

Hızla merdivenden inip Belda’nın yanına gitti. Belda sesi duyduğunda kendini sakin ol ve sus diye telkin ediyordu. Beklemediği ani bir tokatla sarsıldı. O kadar şiddetli gelmişti bu tokat, kafası geriye doğru gitmiş ve başını bağlı olduğu demire çarpmıştı. Bu kez…

Çiçili İdris (XII. Bölüm)

Davut olup-biten her şeyi, başına bir hal gelirse zaptiye karakoluna gidip arkadaşlarına haber etmesi için zevcesine anlatmış ve bunun dışında çenesini tutması için kendisine sıkı sıkıya tembihte bulunmuştu. Lakin o, sırrını içinde tutamayıp tez vakitte konu komşuya anlattı. Bu önemli…

Dokuzdolanbaç (X.Bölüm)

Kemçük nefesini tutarak yaşadı günlerce. Ne yapacağını, nasıl yapacağını tartıp biçti. Doluya koyup doyuramadı, boşa koyup taşıramadı. Anası Çeşminaz kederlendi oğlanın hallerine -Ana heyran, gönül mü düşürdün bir dilbere? -Yok ana! -Hele söyle niye sırtladın dünyanın gamını o hal? Ne…

Poseidon’un Maceraları (VII. Bölüm)

Devam ederken… Biz tanrıların uykuları ağır olur, bir uyumuşum sanki bin yıl gibi gelmişti. Saate baktım durmuş, pili bitmiş deyip çıkarıp attım. Benim at kafalı hatunun hediyesi olduğunu hatırlayıp çöpten çıkarıp koleksiyona yerleştirdim. Üzerimde seksi röpteşambırım ve elimde viskimle kaptan…

Mahfi (III. Bölüm)

Belda canının acısını değil acıttığı canları düşünüyordu artık. Yaptığı hataların sonucunu aradan yıllar geçtikten sonra görüyor ve cezasını çekiyordu. Ama söyleyemezdi tüm bu olanları susacaktı, her ne pahasına olursa olsun… * Karan hala uyanmamış ve yaklaşık 2 saat geçmesine rağmen jandarmalar gelmemişti. Akşam…

Dokuzdolanbaç (IX.Bölüm)

Artin doğduğunda savaş başlamamıştı toprağında yeri yurdu belli Mıhçıyan’ların dördüncü çocuğu olarak güneşin toprağı amansızca kavurduğu bir ağustos sabahı açtı gözlerini dünyaya.  Anası Aşhen  nakışlı doğuruyordu çocuklarını. Sıralı; bir kız bir oğlan doğmaları değildi Mıhçıyan’ların nakışlı diye nam salmalarının sebebi,…

Mahfi (II. Bölüm)

Karan dışarı atmıştı kendini. Melsa ile Aral evde kalmış, Aral odasına çıkmıştı. Dün gece odada bulduğu Belda’nın yüzüğünü etrafı kolaçan ettikten sonra çıkartıp, uzun süre bakmasının ardından cebine geri koymuştu. Yatağına uzanmış geçmişi düşünüyordu. Geride bıraktıkları insanları, sokakları ve doğduğu…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDERME

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Kasım’a kadar gönderebilirsiniz.

38. Sayı için tema: “Zam-an”

Ekip sayfasından iletişim adreslerini öğrenebilirsiniz.

Detaylı bilgi için tıklayınız.