Dünden Bugüne

Pazar sabahlarının doyulmaz manzarasına daldı gözleri. Elini uzatsa sanki on beşinci kattan tutacaktı o koskoca dağı. Çayından bir yudum aldı. Porselen fincanın inceliğini hissetti dudaklarında. Köydeyken kahvaltının hazır olduğunu annesinin saçlarını okşamaya başlaması ile anlardı. – Kalk kuzum, çorbamızı içelim.…

Rönesans Kadın

Sen, içimde her köşeye küfler bırakan fırtına ve yağmur Geçici bir hâldin, denizlerde köpürdün ve gittin Birkaç fırça darbesi gerekli izlerine Tavanı beyaza boyama vakti şimdi Çamur edildin dülger darbeleriyle. Bin fikir geçer aklımdan her nota uğradığında kulağıma Din fakir…

Zaman Kontrolü

Zaman; kaydedilen ve öngörülmeye çalışılan eylemler bütününü algılamak için gerekli olan süreçtir. Geçmiş, şimdi ve gelecek kavramlarını üretmemize yarar. Bu temel bilgileri biliyoruz ancak bu bilgilerden yola çıkarak zamanı nasıl kontrol edebileceğimizi biliyor muyuz? Geçmişi Kontrol Etmek: Hâli hazırda fotoğraf,…

Misafir

New York’tan gelecek ağır bir misafirimiz vardı o Cumartesi: biricik ev arkadaşımın, çok sevdiğim dostum Deniz’in kuzeni. Londra’nın en hareketli bölgelerinden birinde yeni tuttuğumuz, küçücük ama çok şirin dairemize gelen ilk yatılı misafirimiz o olacaktı. Her şeyimizi yeni almıştık, biraz borca da…

Bin Yıldız Hissi

Çivi yazısında aranan gelecekte Hissetmeyi bırakmaktan bahsediliyor. Keskin nefesler doluveriyor beklerken Görmediğim dinozorlar ağlamaklı. Olunmaz günün ölünmez saatinde Rol icabı soyunuyor bedenler Yığılıyor cehennem gibi bir okyanus Uyanıyor bin yıllık bin yıldız. Ne eder sahibi ölünce bir köle Alacakaranlığın bir…

Pamuk İpliğine Bağlı Hayatlar

Sonbahar güneşi erken vakitte çekip giderken yerini gittikçe koyulaşan karanlığa bırakmıştı. Şiddetini artıran lodos parktaki ağaçların dallarını sağa sola savuruyordu. Boğazın sarhoş suları kıyıya çarptıkça yükseliyor, sendeleyip beton yürüyüş yoluna düşüyordu. Denize uzaktaki banklara doğru uçuşan su zerrecikleri yüzüne deydikçe…

Işın Kanatlar

Mavi gökyüzü, aralanır beyaz kanatlarla Kâh bir yudum simit yakalama çabasında Kâh burun buruna bir yarış ada vapuruyla Kanatlar, ezeli rozet kadim İstanbul’a Sensiz eksik İstanbul! Turkuaz boğaz keza, Yorgun gözlerim dinlenir deli rüzgârında Savrulur saçlarım, karışır düşünceler dalgalarına… Kız…

Karaoğlan

Ve sen gelecektin Tüm umutsuzluğa, tüm yitip gidenlere inatla, Kravatın olacaktı yine boynunda Mavi gömleğin ütülenmiş, giyecektin. Sabah kalkıp gece uyuyuncaya dek Hem Türkiye meselelerine eğilecektin Hem de çayını içecektin. Yarım kalmıştı ülkene dair hayallerin Henüz tamamlatmamışlardı sana Sen onları…

Çok Uzağa Çok Daha Yakına

Bazen gelir ki zaman yalnızca kendine ihtiyaç duydurur insana. Bazen de öyle bir zaman gelir ki insan kendinden uzağa, çok uzağa kaçıp gidebilmek ister. Yorgun ayaklarını beyazla süslenmiş koltuğa uzattı. Aklında geçmişin ayak izleri dolanıyordu. Elindeki şarap bardağını inceledi. Bardağın…

Renkli Kozalaklar

Güneşin gözünü araladığı bir pazar. Mutlulukla çok fazla ilişkisi olan bir pazar kahvaltısı… Rutinimiz hiç değişmez. İki haftada bir ikizimle birlikte göl kenarına gideriz. Aramızdaki tek fark parmak izi değil. O sanatsal resim çekmeyi sever ben manzaraya göz aralayıp kitap…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Ocak 2019’a kadar gönderebilirsiniz.

39. Sayı için tema: “Tekerrür”
demlik@rihtimdergi.com

Detaylı bilgi için tıklayınız.