Derdest

by • 8 Ekim 2017 • Rıhtım, ŞiirYorumlar (0)106

 yağmurun hikmetini anlar gibi.

ben düşerken gözünden melaikeler tutmuyor
mermi etkisiyle çakılıyorum yerlere
kimselere denk gelmiyorum öldürmek için.

ey vicdansızlar
sokak lambaları yıldızlara denk düşer mi
bastırınca karanlık ürker mi kediler
beklemek binlerce yıllık deliliği
geldiğinde tutup sıkar mı kalbimi

halet-i ruhiyem de merdümgirizlik
sağır ellerim ile yokladığım nefesim
kayıptır, hükmü yoktur ve ağlaktır
sahavetkârâne dağıtılır.

ey menfaatperestler
tütünler öldükten sonra içilir
ah içimde tuttuğum şiirler zehr-i kebir
döksem yakıp dağlasa dünyayı
ne yazık ki göğsüm dağlardan daha dayanıklı
patlar bağ bozumu sırasında
girudarlar aparır sessizliğimi
başka neyim kaldı ki

ey kinecular
kurtulsam yanağıma konan işaretlerden
anlatacağım size suçsuz olduğumu
revnak prangalarla kandırıldım evet
taşıdıklarım dökülüyor anlarken
yok olmuş elçilerin kaderini taşıyorum
yetişemiyorum sizler koşarken
caniham çatlıyor bekleyin
yetişemiyorum sizler koşarken.

ümm-ün nücm altında bunca rızk içinde
açlıktan ölenlerin hissini taşıyorum
mülhiki kimdir bedenimin
köle olacak kadar hür
deli olacak kadar akıllı
ağlayacak kadar hüzün
anlatacak kadar kelime doludur heybem
kaçmak kurtaracaksa da kaçamam
revnak prangalarla kandırıldım evet.

ey akılsızlar
eşrat-ı saatim ortada
yecüc mecücüm de yok mesihim de
kim kurtaracak beni kendi ellerimden
sırat-ı müstakimi kaybettim esfele safilindeyim
kim kurtaracak beni kendi ellerimden

paslı ruhum sakince öldürüyor beni
hiçistanda derdest edildim
dilimdeki son kelimem ne idi.

Pin It

İlgili Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir