Manolyasız İkindiler

Yaratılıştandır yalnızım. Oysa mükâfatı değildir sade yalnızlığın. Atacağım adımları unutuyorum bazen. Haykırışlar diyorum Haykırmak istiyorum tüm bu monarşiye. İnanmak zor akşamüstleri Manipülasyonlar geçici. Anladım elbet bir şeyler yapmam için, Sonları beklemem gerekiyor. Sonları anlamak için yaşamak gerekmiyor, Sonlar yalnızca yaşanarak…

Sessiz Bir Gelecekte

Ankara Güvenpark’ta gerçekleşen patlama sonucunda kaybettiğimiz, arkadaşım Mehmet Alan anısına… Oyunların içinde aldatıldın sen de. Sisli bakışlarının altında, Zamanın özlemekle geçti. Masum ruhların arasından, Kilitli saldırıya uğradın! Terk edilen bir şehrin içinden, Beklediğin sese koştun. Tuzaklı köleler yüzünden, Özgürlüğün gecelerde…

Kıyamet

Uzun, sancılı bir yolun ağaçlar altındaki serüveni. Ve cennet kuşlarının gagalarından düşen rahmet damlaları. Güvercin taklası belki de, belki de özgürlüğe kanat çırpışı kalbimin. Takva sahibi ulu kocaların taş üstünde peygamber sohbetleri. Dünya hayatının sonsuzluğa olan vuslatı. Altın tepsiler içerisinde…

Saç Telleri

Beyaz renk yerdeki dağılmış birbirinden bağımsız kömür rengi saç tellerine baktı sevinç ve üzüntü ile. Evet, dağılmış birbirinden bağımsız kömür renkteki saç telleriydi bunlar… İki renk arasındaki kontrast hoşuna gitmişti besbelli. Bu zıtlık biraz da son günlerde hayatında yaşadığı karmaşık…

Kaçış

Sıkıcı bir günün sonunda pencereden bakakalıp ne yapmam gerektiği konusunda uzun uzun düşünürken kendimi aniden arkamda boş durmaktan yorulan koltuğa bırakıverdim. Hemen başucumda duran dergiye ilişti, uzun kirpiklerimin arasına saklanan iri gözlerim. Sayfalarını, istifimi hiç bozmadan parmak uçlarımla çevirirken, ışığı…

Müberra

Sıhhatler olsun, çok yaşa, hatırım kalır Anlamını tartmadan söyleriz bu cümlecikleri, genellikle Düşünmeden yani Sırf söylenmesi adettendir diye İsmiyle müsemma olsun da farksızdır bunlardan Ama ilk kez var oluşunu gördüm bu temenninin Demek ki en hissi duygularımla sıhhat dilesem Devasını…

Mutluluğun Çukuruna İlk Adım

Mutluluğu ararsın her daim. Yaşanan onca acıdan sonra gökyüzünden düşen damlalar gibi mutluluğun sana gelmesini beklersin. Her nefeste çektiğin acı kadar sevinç hayal eder, mutluluğu kendi hakkın bilirsin. Oysa ne kadar az değil mi sevilmeye yakışır insanlar. Onlar ki binlerce…

Yaratan Yaratıklar

Kalemim var bitmez, tükenmez. Sararmayan, yanmayan kâğıtlarım var. Bir masam var ki kollarımı taşırken yorulmayan, Ellerimi okşayan. Sabahları uykudan uyandıran bir saatim var O derin uykulardan. Öyle rüyalarım var ki, şiirler yazdıran Uçsuz bucaksız rüyalar… Bir dünyam var ki varlığından…

Bir Kelime Öğrendim

Dünyaya geldiğimiz o ilk günden itibaren oyunların içindeyiz hep. Nedenini dahi kimsenin tam olarak bilmediği ve anlayamadığı… Kimi zaman tek başına kimi zaman tüm bir dünya ile beraber karşı koyuyoruz bütün bu olanlara. Hep bir şeylere karşı olmak zorunda kalıyor…

Savaşı Duyumsamak

Sararmış kağıtların kokusunda bir ümit var, Duyacaksınız. Duyacaksınız, papatyaların hazin sonunu. Güneş sallanırken tepemizde, Her yan ter, toprak, emek içinde. Duyacaksınız bu çığlıklı sessizliğin; Aslında en çok sizi boğduğunu. Ve bir zaman sonra, Nihayet ki duyacaksınız. İki dünya arasında olduğunu…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

BİZE KATILIN

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Eylül’e kadar gönderebilirsiniz.

37. sayı için tema: “Devrim”

Ekip sayfasından iletişim adreslerini öğrenebilirsiniz.

Detaylı bilgi için tıklayınız.