Çocuklarda Okuma Sevgisi

by • 5 Nisan 2015 • Köşe, RıhtımYorumlar (0)1305

Sevgili dostlar, Kütüphaneler Haftası nedeniyle geçen gün bir Anaokulunu ziyaret edip yaklaşık 1 saatlik süre zarfında okuma yazmayı henüz öğrenmemiş geleceğimiz olan çocuklarla kitap ve kitap sevgisi hakkında sohbet ettim. Gözlerindeki ışıltı, masumluk görülmeye değerdi.

Çocuktan al haberi diye bir söz var bilirsiniz, hatta bununla alakalı geçmişte yarışma programları da oldu. Bu sohbet esnasında aslında ailelerin çocuklara kitap sevgisi aşılayıp aşılamadığı, kitapla alakalı çocuklar için nasıl bir tutum belirlediklerini ölçmeye çalıştım. Yani haberi çocuklardan aldım. Çocukların çoğunluğundan edindiğim izlenime göre, aileler kitap okumuyor. Çoğunluğunun evinde kitaplık yok. Ve çocuklar kitabın sadece bilgi edinmek için okunması gerektiğini düşünüyorlar.

Peki gerçekten de kitap sadece bilgi edinmek için midir?

Kitap insanların duygusal ve mental gelişimini sağlayan en önemli araçlardan birisidir. Eskiden ve hatta günümüzde dahi bazı kitaplar psikologlar ve psikiyatristler tarafından ilaç yerine hastalara bu yüzden tavsiye edilmiş, ediliyor. Okuma yazmayı henüz öğrenmemiş, beyinleri yeni gelişen yavruların anne babaları, büyükleri bile kitap hakkında yeterli birikime, sevgiye sahip değilken geleceğimiz hakkında endişe etmemiz gerektiği kanaatindeyim.

Ülkemizde yaşanan terör eylemleri, hırsızlıklar, yolsuzluklar, kötü olaylar incelendiğinde faillerinin kişiliklerine uygun kitap okumayan insanlar olduğunu kolaylıkla tespit edebiliriz.

Velilere şöyle bir çağrım olacak:
Çocuklarınızla her hafta kitapçıya gidin ve hem kendiniz hem de çocuğunuz için kitaplar seçin. Kitabı seçerken çocuğunuzun da görüşlerini dikkate alın. Sonra ortak kitap okuma saatleri oluşturun ve birlikte kitap okuma deneyimini yaşayın. Kitap okuduktan sonra herkes birbirine kitapta ne anlatıldığını ve kitabın ne mesaj verdiğini anlatsın. İçinizden “buna vaktimiz yok” dediğinizi duyar gibiyim. Ama kusura bakmayın, buna kendiniz dahi inanmadınız. Haftada en fazla üç saatinizi çocuğunuza, kitaba ve kültüre ayıramayacak vaktiniz olmadığını söylemeniz hiç inandırıcı değil. Keza izlediğiniz bir dizinin süresi reklamlarla birlikte iki buçuk saati buluyor. Ayrıca lütfen evinizde kitaplık olsun. Ve kitabı fazlalık olarak görmeyin. Eğer okuduğunuz kitabın fazlalık olduğunu düşünüyorsanız ya bir kütüphaneye bağışlayın ya da sahafta başka bir kitapla değişin. Ama mutlaka boşalan kitabın yerini başka bir kitapla doldurun.

Bunları yapmazsak nolur?
Çocuğunu okutmayan, kendisi okumayan insan memleketin canına okur… Ya da sizin canınıza biri okur… Okumayan, okutmayan insanların akibetini gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinde görebilirsiniz.

Sevgiyle kalın…

Fotoğraf: AşıkPaşa Gazetesi

Fotoğraf: AşıkPaşa Gazetesi

Pin It

İlgili Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir