Bir

by • 10 Nisan 2016 • Deneme, RıhtımYorumlar (0)764

Bir ses ver. Bir nefes al. Bir huzur ver. Bir takdir al. Bir bak ama bir gör. Bir git ve hemen gel. Bir dur! Bir düşün… Bir, birdir bilirim. Bir daha tekrarla! Bir nefes al, daha vaktin var, bir nefes daha!

birTüm bu karmaşanın yanı sıra, geceleri uğrayan ve nereden geldiği belli olmayan düşünceler fırtınasında, üşümeye başlamış bir çocuk aklı var bizlerde. Yarının hesaplamaları bittiği zaman, henüz zahmetsiz bir iki dakika göremeseniz de, hiç mi uğramadı dünün artıkları yanınıza?

“Keşke”ler ile doldurduğumuz vicdan cüzdanımızı pek büyük bir pintilikle boşaltıyoruz. Zaten bize faydası dokunan bir şey olsa, çoktan harcayıp bitirmiştik onları! “Ne de güzel yapmışım, dünya varmış…” gibi söylemlerimizi neden biriktirmiyoruz bilinmez ama neden “keşke”lerimizi biriktirdiğimiz ortada! İstemeye doymayan zihnimiz bir fırsat daha peşinde. Hem de hiç gerçekleşmeyecek bir fırsat…

Bir ses ver. Bir fırsat daha…

Sancılarımın sebebi sen misin yoksa ben mi? Bir ben varım şu an. Şu anlık, bir tek ben. Fakat, bir olunca dönmüyor bu dünya. Tok olmadıkça, bir olmak yetmiyor bizlere. Bilgiye açlığımız bitiyor, ilgiye açlığımız bitmiyor, tatlıya ihtiyacımız bitmiyor… Bir kısır döngüdür bu, bizim yakamıza yapışmış gidiyor. Bir tokluk geliyor ve ardından yine açlık beliriyor. Vicdan cüzdanımız bitmek, tükenmek bilmiyor…

Bir fırsat daha ver. Bir ses versen yeter…

“Keşke üzmeseydim onları” değil de “keşke üzmeseydiler beni” diyerek kaldırım taşlarını ezmeye doyamayan kaç kişi var etrafımızda? Kendini dizginlemeye ihtiyaç duymaya başladıysan, neyi yanlış yaptığını anlayamadın mı? Ya da, etrafındakileri dizginlemeye ihtiyaç duyuyorsan? Tek başına olmuyor bu dizginleme işleri… Tek isen dönmüyor bu dünya… Tek demek de bir demek değil. Bir olsa dönermiş tüm heybetiyle bu dünya… Anlamama bir kaldı, bir olabilsem… Keşke, bir olsaydım…

Bir dur! Bir düşün. Bir birdir bilirim…

Bildiğimiz ise doğruluğuna inandığımız bilgi birikimlerimizden başka hiçbir şey değil. Bir dediğine bak, bir düşündüğüne. Bazen, cümlenin sonunu görememişken dilin, fikrin değişmezse eğer fazla inanmışsın demektir. İnanç; bağlılık, sadakat, istikrar, başarı ve/veya daha birçok şey sunabilir. Gümüş tepsisinde bulundurduğu göz alıcı hediyeleriyle isyankarlık da diğer bir köşeden selam verir. Hani “bir birdir bilirim” diyenler vardı? Daha demin hanginiz kulağıma fısıldamıştı o sözü? Bir zaten bir… Bir olmak için taraf seçmeye de gerek yok, var olmaya da gerek yok. Var olma eğilimi göstermen yeter…

Bir nefes al… Bir nefes daha…

Kalp ritminin sevimsiz değişkenliklerine odaklanmaktan kaçınma vakti geldi. Derin nefesler al ve şu “keşke”lerden kurtulmaya çalış. Ya da onları kabullen ve “keşke” demekten vazgeçmeye. Kendine bir ders ver. Kendine akıl hocalığı yapmak için çok genç değilsin ve ayrıca, kendinin öğrencisi olmak için de yeterince yaşlanmamışsın. Garip bir durum. Toplamda bir. Senin gördüğün, dinlediğin, hissettiğin… Garip, küçük bir “bir”…

Daha vaktin var, bir nefes daha…

Pin It

İlgili Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir