Bir Uçmak Tiradı

by • 12 Haziran 2016 • Köşe, RıhtımYorumlar (0)602

Yeniden doğmamı bekliyor, ant olsun ki doğmayacağım!

Kuru dallar, ateş, tüylerim, bitmek üzere olan ömrüm… Neden aynı çirkinlikleri bir kez daha göreyim? Dostum Garuda’nın zamanı olmamış, uzun yoldan gelememiş, derme çatma cümleleri varmış -ki içinde uçmalarımızı barındıran- diyememiş bana. Şu gökyüzünden geçmek kadar, bu yuvayı yapmak kadar ne yolunda uçtum ki başka? Sevgiden, dostluktan, gök başkanının hiçe saydığı ben, bu acizler tarafından kutsalım şimdi. Rengarenk tüylerime, yaktığım ateşe aldanmayın. Eksiğim..

820. yılımda hep aynı acıdayım. Garuda uzak bir yere uçuyor, ayrı bir hayat kuruyor. Bu puslu toprakta, sisli yağmurda bir başıma bırakıyor beni. Gök! Ben bunu neden yaşıyorum? Ey gizemsiz gölgeler, silüetler, “hani kuşlar ağaçlar, bin bir renkli çiçekler…” Güzel mi kokmuyorlardı yahut biz mi denk gelemedik? Salkım saçak bir yağmura döküldüm:

Bir çizik, iki çizik, körpe çocuk

                  Alabildiğine koşacak belli bu kısrak

                  Kısrak duracak da tan yerinde

                  Sayacak da içinden.

                  Kısrak, dört nala bir sevişten aldanacak yağmura.

Yeniden uçmamı bekliyor, ant olsun ki uçmayacağım!

De ki : Görecek baharların var, gökyüzü sensin hatta.

Yok! Ben kaybetmenin eşiğindeyim. De sen: Öteden de öte, beri var. Yok! Ben şimdi buraya kanadımı bırakayım..

Ben Feniks, herkes kendi gördüğüne doğru der. Ben Feniks, uçtum ve hikayem başladı.

13436059_10208275690683702_581226463_n

Pin It

İlgili Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir