Edebi

Bir Düş

Zaman zaman,
Göz bebeğimde gündüz
Göz kapağımda geceyken zaman,
Ben uzayın karanlığını bükmeye çalışırdım,
Sen, pırıl pırıl parlayan bir çoban yıldızı olup
Gözümün belirsiz yuvarlağını delip geçerdin.
Çıplak gözle bakılamayacak kadar aydınlanır ve ansızın ısınırdım.
Uçsuz bucaksız karanlıkta plansız manevralarla hırpalanan zavallı bedenim,
İç çekip sarılınca sana yörüngeden şaşardım.
Bizim hikayemiz  güneşin aldatan  parıltısına kanmadan sadece bana tutunman ve kaç milyon metrekarelik boşlukta asılı duran bu toz zerresinin kulağına eğilip: “İyileştireceğim seni.” demenle başlamıştı.

Neden sonra evrenimin dışından bir ses beni uyandırırdı, göğe sarılma hikâyemi tamamlamak üzereyken.
Sen kollarımın arasından kayar giderdin.
Mecburen dönerdim şu küçücük yere hem de çoban yıldızının biricik varlığım olduğunu bile bile.
Işığım,
bütünüyle havasız bir boşlukta bir gece ansızın yine bana
Sadece bana tutunacaksın biliyorum,
Ne olur kapama ışıklarını,
Ben karanlıktan korkarım.

Comments (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Ocak 2019’a kadar gönderebilirsiniz.

39. Sayı için tema: “Tekerrür”
demlik@rihtimdergi.com

Detaylı bilgi için tıklayınız.