Serkan Üstündağ
Serkan Üstündağ
52 Articles4 Comments

Serkan ÜSTÜNDAĞ 1989 yılında Üsküdar'da doğdu. İlköğretim ve lise yıllarını Feneryolu'nda tamamladı. Bu yıllar içerisinde, sayısız deneme yazıları, şiirler, şarkı sözleri ve aforizma çalışmaları oldu. Halen kendi arşivinde tutmasına rağmen, pek fazla kişiyle bu kayıtları paylaşmamıştır. Üniversite yıllarını ise Trabzon'da geçirdi. Bu yıllar içerisinde tamamen müziğe yöneldi. Uzun sap bağlama ile başlayan müzik hayatına Türk Halk Müziği korosunda vokallik yaparak devam etti. Sonrasında ise THM'den ayrılarak gitar çalmaya başladı. Popüler müziğin yakınından geçmeyen, daha çok "roborock" türüne yakın olan besteler yapmaya başladı. Müzik hayatına da sadece kendi şarkılarını çalarak devam etti. Üniversite hayatı sonrasında İstanbul'a döndü ve İngilizce dil eğitimini tamamladı. Çok geçmeden askerlik tecilini kaldıran Üstündağ, Artvin'de askerlik görevini yerine getirdi. Askerden döndükten sonra ise, pazarlama sektöründe işe başladı. Aynı yıl içerisinde Folklor dünyasına adımını attı. Tüm bunların yanı sıra, çalışma hayatı ile birlikte Yalan Yalnızlık ve Sanat Şey projelerini başlattı.

Psikaos

Kelimelerin türetilmesi ya da gündelik hayata uyum sağlamaları, bu kelimelerin hangi düşünce yapısı altında hangi anlamlara hitaben kurulduğunu her zaman düşündürtmüyor. Yanımdaki insan da bu kelimeyi kullandı, ben bu kelimeyi kullandığımda karşımdaki beni anladığını ifade etti ve olay burada tamamlandı,…

Hedef “Biz”

Konforlu bir yaşamı hedef alan insanların sarf ettikleri yolda konforsuzluğu peşlerinden sürüklediklerini gözlemleyebiliriz. Aynı hedefe hizmet eden birkaç görüş farklılığı sebebiyle; huzurdan çok daha uzak bir yerlere gidiyoruz. Aramızdan birileri de çıkıp “Herkese uygun ütopik bir dünyanın var olması mümkün…

Domuz Çiftliği

Çok sesli koroların zirvelerini düşünelim. Ne kadar kalabiliriz o heyecanlarda? Biter. Bitti. Yine çıkacak ve bir öncekinden daha sert bir şekilde tekrar düşecek. Oyunumuz bu. Bu bizim vazgeçemediğimiz tek kurgu: Doğmak ve ölmek. Çok hızlı gittik sanırım ya da “Aklımızı…

Kar Tanesi

Hayatımız boyunca, kendi genel geçer yargılarımıza da bağlı kalarak, iz kuramından faydalanma eğilimi göstermekteyiz. Bu bir gerçek; doğayı takip et, yargıla, taklit et, bir döngü yakala ve kendini iyi hisset. Eğer yaşadığımız ortamı, zihnimizde tanımladığımız başka bir ortama benzetemezsek, huzursuzluk…

Özlenen Şey

Şu an dünyada konuşulmakta olan yaklaşık 8000 farklı çeşitte lisan bulunmasına karşın, bazı şeylerin eksikliğini hâlâ hissetmekteyiz. Duygu sellerine ev sahipliği yapan günlerimizi tükettikçe, eksik olan şeyin arayışını bıraktığımız da bir gerçektir. Neyi kaybettik ki eksikliğini yaşıyoruz, belli değildir. Oldu…

Ortak Sorunlar

Odak noktamızı bir kez daha insan olgusu üzerine çevirelim… Kendine benzeyeni kabul etmeyen ve kendine benzemeyeni ise kötülemenin ötesine geçemeyen insan olgusuna… Kendisine bir zaman birimi üretmiş olan ve toplumların toplu bir şekilde davranış yönlenmelerine göre farklı devir isimleri türetmiş…

Mesafeli Yaşam Sözleşmesi

Eğer aralamakta olduğunuz perde size soğuk geliyorsa, cehennemden dışarıya çıkıyorsunuz demektir. Uzaklarda üşüyeceğiniz bellidir fakat bazen gitmek gereklidir. Böylesine kesin yargılarla konuşmaya pek alışamadığımdan dolayı, lafı birazcık dolandırarak ve esrarengiz kılarak, derdimi anlatmama izin verin. Öncelikle, bir bireyin yaşamdan vazgeçtiği…

Yeni Gelecek

Gelecek, kabuğu sert bir meyve gibidir. Kabuğunu açmayı başarmadan tadına varmamız imkânsızdır. Üstelik doyurucu bir meyve midir yoksa zehirli midir, bunu bile bilmiyoruz! Şu an yaptığımız şey ise, deneyim ve tecrübelerimizi biriktirerek uçlarını daha sivri hâle getirmek. Tecrübelerimiz hiç olmadığı…

Umut Vaatleri

“Bütün bunlar güneşli ve rüzgârlı bir günün boş vaatleri miydi?” – Nâzım Hikmet “Ne bileyim ben; öyle miydi, değil miydi?” – Serkan Üstündağ Geçmişe sıkışıp kalmış olayları kurcalarken, yaşanan hislerin analizini yapmak ve vaatlerin yerine getirilip getirilmediğini kontrol etmek; bizim…

Mektup Tarifi

Gerekli hâl ve koşulların sağlanmasından sonra, bir mektubu meydana getirmek için tarifler sunmak çılgınlık sayılabilir. Peki, neydi bu gerekli hâl ve koşullar? Öncelikle yazacak gerçek veya tüzel bir kişi bulmalıyız. Bu kişiye anlatacak bir konumuz ya da aktarmak istediğimiz bir…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

BİZE KATILIN

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Eylül’e kadar gönderebilirsiniz.

37. sayı için tema: “Devrim”

Ekip sayfasından iletişim adreslerini öğrenebilirsiniz.

Detaylı bilgi için tıklayınız.