Hatice Dökmen
Hatice Dökmen
8 Articles0 Comments

Hatice Dökmen 1958 yılında Burdur’da doğdu. Seksenli yıllardan bu yana şiir ve öykü yazıyor. Faruk Duman, Irmak Zileli, Aydın Şimşek, Nalan Barbarosoğlu, İsmek Yazarlık Atölyesi, Yeşim Cimcoz Yazı Evi, Füsun Çetinel ve Özlem Kiper’in yazarlık atölyelerinde eğitimler aldı. 2013 de Seyrek Anam Yazı Evi öykü yarışmasında dördüncülük, 2014 yılında Lions Dernekleri öykü yarışmasında birincilik ödülü aldı. 2015 te Kanguru Yayınları öykü yarışmasında ve 2017 de Yazak’ın düzenlediği 4. Ulusal Hikâye Yarışması’nda dereceye girdi. Ali Tatar Edebiyat Ödülü seçkisine giren öyküsü, “Kahramanlar Öykülerle Yaşar” adlı seçkide yayınlandı. Hematolojik Onkoloji Derneği’nin düzenlediği yarışmada, övgüye layık görülen öyküsü, “Hayata Tutunma Öyküleri 2016” seçkisinde yer aldı. Edebiyat Dergisi’nin hazırladığı “Son Gemi Antoloji 1” ve Edebiyatist Dergi’nin “Kedi Öyküleri” adlı seçkilerine öyküleriyle katkıda bulundu. Kurşun Kalem, Deliler Teknesi, Edebiyatist, Son Gemi. Lacivert, Galapera, Rıhtım, Temrin, Ana Dergisi, Antalya Güncel Sanat, Antalya Kültür Sanat, Kirpi, altZine, Gezite, Halk Edebiyatı vb. dergilerde ve Edebiyat Defteri isimli internet sitesinde, öykü, şiir ve denemelerimi paylaşıyor. Songemi Dergisi yayın kurulunda görevli. Editöryel çalışmalar yapıyor. Cumba Kültür ve Sanat Platformu’nda, Yazarlık Atölyesi eğitmenliği yapmakta. Aynı atölyenin 2016-2017 seçkisini derledi. Erenköy Gönüllü Evi Kültür Komitesi’nde gönüllü olarak çalışıyor. Yayımlanan kitapları: Güneşe Saklanmak - Şiir (2013) Sağır Kurbağanın İzinde - Öykü (2014) Sığ Sulardan Okyanusa – Şiir (2016) Gri Çığlık- Öykü (2016) Salı Ertesi- roman (2017)

Hayat Seninle Güzel

“ilgimi çekiyosun çıkışta bişeyler içsekmi” Geri zekâlı. Bunun gibi bir maymunu getirip müdür yardımcılığına atayanda kabahat. Yazdığı mesajdan bile gerilik akıyor. Akşama kadar sayısız dosya götürüyorum önüne de altına imza atıyor. Kafayı yorup benim yazdığım raporları bile dikkatli okusa belki…

Tren Kaçmadan

Bu sabah ters tarafımdan kalkmış olmalıyım. Turşu satan yamuk bir suratla sersem tavuk gibi odadan odaya dolaşırken kendimi vitrinin üstündeki fotoğrafları indirirken buldum. Haki renkli kutunun kapağını açarken ellerim titredi. Geçmişte yaşamayı pek sevmem bilirsin; içim kararır, mideme kramplar girer,…

Hüzün Mavisi

“Her günbatımı güzeldir ama Bodrum’un günbatımı ayrı bir güzeldir” derdi. İstanbul’un keşmekeşinden kaçıp kendini yeşille mavinin birleştiği Gümüşlük’teki yazlığına atalı yıllar olmuştu. Yakında yetmişli yaşları da mazide bırakacaktı ama beyaz tenindeki çocuksu gülüşleri, ışık saçan sıcacık bakışlarıyla yaşından çok daha…

Kısa Sarhoşluk

Otelin servis asansöründen beşinci katta iniyor. Meyve tabağı, çerez kâsesi, viski bardağı ve buz kovasını dökmemek için elindeki tepsiyi itinayla sıkıyor. Katlara yaptığı ilk servis değil ama şefinin, “Aman ha! Dikkat et. İyi müşterimizdir,” demesi biraz tedirgin ediyor onu. Gün…

Sabah Her Şeye Gebe

Gidecektim bu evden. Çok ciddiydim. Vallahi de billahi de gidecektim birkaç güne kadar… Ama bu sabah… Çok şey istememiştim ondan. Hani derler ya; bir lokma, bir hırka. Tam da böyle yani. Sıcak bir yuva, karın tokluğu o kadar. Allah var,…

Düşsüzler

O günlerde sizi ilk defa el ele görmüştüm. Çok üzgündünüz.  Belki görebileceğim en masum kendinizi yaşıyordunuz. Ulu orta savurduğunuz ağız dolusu küfürlerinizden eser yoktu. Sessizdiniz. Birbirinizin omzuna yaslanıp siyim siyim ağladığınızı bile gördüm. Beni de çok sevdiniz o günlerde. Aranıza…

Cebimdeki Babaannem

İstiklal Caddesi’nin etrafındaki dar sokaklardan birinde otururduk. Beş katlı bir apartmanın, duvarlarından sıvaları dökülen, rutubet kokulu bodrum katında. Başımızı küçük pencereye kaldırdığımızda sokaktan geçenlerin ayaklarını görebiliyorduk. Bir sabah, tanımadığım insanlar evimize doldu; bana hep “küçük adamım” diyen babaannemin telaş ve…

Kirmende Sıla Gezer

Firdevs pencere dibindeki somyanın ucuna eğreti oturmuş, kirmeniyle yün eğirirken ara verip kefen parasını saydıktan sonra çıkınına sarıp, kuşağına sıkıştırıyor. “Neyse,” diyor. “Yarın öldüğüm yok ya. Yeniden biriktiririm.” Ara sıra dışarıdan sesler duyuyor, merakla kafasını kaldırıp geçenleri tanımaya çalışıyor. Gerçi…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDERME

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Kasım’a kadar gönderebilirsiniz.

38. Sayı için tema: “Zam-an”

Ekip sayfasından iletişim adreslerini öğrenebilirsiniz.

Detaylı bilgi için tıklayınız.