Dilay Özdemir
Dilay Özdemir
7 Articles0 Comments

uzaklarda bir yerlerde köy öğretmeni

Sessizlik Ülkesi

I. Tüm bunların ne anlama geldiğini kestiremiyorlar. Onlar için çok zor bir yolculuk. Bir uçaktalar. Z. ve dört arkadaşı. Birbirleriyle tedirgin konuşmalar yapıyorlar. Evlerinden, ailelerinden öylece koparıldılar, tanık olmadıkları, ait olmadıkları bir dünyanın avucuna bırakılacaklar. Orada yaşayabilecekleri bile şüpheli. Z.…

Çamurlu Sokak

Yağmur saatlerce yağdıktan sonra azalsa da hâlâ dinmemişti. Çinko damların altındaki yataklarda çocuklar henüz uyuyor, çatıya vuran damlaların sesleri uykularını iyice ağırlaştırıyordu. Saat erkendi. Sadece birkaç kişi, sobaya biraz tezek atmak için sıcacık yorganın altından çıkmaya cesaret edebilmişti. Bir de…

Zehra

Ne zamandır buradayım? Bir hafta, iki ay, beş yıl? Hayır, yüzyıllardır burada olmalıyım. Yoksa nasıl açıklanır; havasına, suyuna, toprağına bu kadar çok karışmam? Nasıl açıklanır küçücük çocukların ağız kenarlarına biriken ucuz ve boyalı şeker kalıntılarında huzuru bulmam? Evet, ben yüzyıllardır…

Dağ

Onunla henüz karşılaşmamıştım. Hava öyle sıcaktı ki, taşlardan yükselen buğular her şeyi bulanıklaştırıyordu. Hangi ota bassam, güneşin kurutmuşluğu ile çıtırdıyordu ayaklarımın altında. Belki de onları ezdiğim için mutluydular. Bir otu anlıyor olmanın hissini bilir misiniz? Sırtımdaki çantadan cam şişeyi çıkardım.…

Döngü

Babamın eli diken gibi. Neden böyle? Ellerime batıyor. Çekmek istiyorum elimi, ağlıyorum ama izin vermiyor. Arabalardan mı korkuyor? İşte şimdi kucağına aldı, böyle daha iyi. Babamın saçları kıvır kıvır. Parmaklarımı saçlarının içinden geçirmeyi çok seviyorum. Vuuu… Vuuu… Babamın kafası çok…

Vişnenin Cinsiyeti

Uzun zamandır bir kitabı bitirdikten sonra “hakkında mutlaka yazmalıyım” dememiş, birileriyle paylaşma isteğini bu kadar derinden hissetmemiştim. Vişnenin Cinsiyeti beni kelimeleri arasına öyle güzel sakladı ki, kitabı her elimden bırakışımda günlük hayatın akışına kapılmadan önce birkaç dakika kendimi aramam gerekti.…

Sabun Kışı

“Ve ağaçta ince bir dal hala sallanıyordu, habersizmiş gibi hüznümden; görmezden gelerek düşüşümü.” Bugün günlerden cuma. O gün de cumaydı. Dışarıda tipi var. Rüzgâr yeryüzünü dövüyor ve bağırıyor ulu orta. Yaşım küçük olsa, dışarıda hayaletlerin yaşadığına inanırdım. Yaşım büyük. Bu…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

BİZE KATILIN

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Eylül’e kadar gönderebilirsiniz.

37. sayı için tema: “Devrim”

Ekip sayfasından iletişim adreslerini öğrenebilirsiniz.

Detaylı bilgi için tıklayınız.