Demlik
Demlik
316 Articles0 Comments

Demlik bölümüne gelen yazıları yayımlar.

Yakında Gelecek

“Allahu Ekber, Allahu Ekber…” Salondan Kuran sesleri geliyor. Başınız sağ olsunlar, toprağı bol olsunlar, mekânı cennet olsunlar sonra… Hiçbir şey anlamıyorum. Öyle kalabalık ki içerisi – kapının önü ayakkabı yığını. Cici annemlerin evindeyim. Oğlu Hakan’ın yatağında yatıyorum. Herkes beni seviyor,…

Zeytin Çekirdeği

<Tak tak tak> Bir ses duyulur, ta derinden en derinden… Usulca, sesin geldiği yeri bulmaya çalışırım. Sonra bir <tak tak> daha; ama bu sefer daha güçlü bir vuruştur bu. Hemen balkona koşarım; fakat ses dışarıdan gelmiyordur. Kulağımı sakince duvarın sıvalarında…

Yazgısı Kara

“Bir kadının kıyısında uyuyorum. Bir uçurum kıyısında uyuyorum.” Eduardo Galeona – Kucaklaşmanın Kitabı   Evlilik zorunluluktu bu coğrafyada kadın için. İstediği biriyle evlenen olmamıştı buralarda. Direnmek bir kadının yapabileceği son şeydi. Evli ve üç çocuk annesiydi Meryem. Batman’ın yerle yeksan…

Toplu Taşıma

Aramaya nereden başlar insan? Kaybettiyse bir şeyleri… Ama bilmiyorsa nerede, ne zaman, nasıl ya da neyi? Eksikse bir şeyler, biliyorsa yani hissediyorsa? Eksikse bir yerlerde, içeride, derinde… Biliyor yani hissediyor ama isim koyamıyorsa, etiket yapıştıramıyor, yaftalayamıyorsa.  Diyemiyorsa masadır, kuştur, umuttur,…

Yordam

“Artık uyanmak istiyorum. Artık uyanmak istiyorum. ARTIK UYANMAK İSTİYORUM”, diye sayıklayarak ve bağırarak uyandım. Gaye işe gitmişti. Onun tarafına yuvarlanıp esnedim. Gaye ile üç haftadır sevişmiyoruz ve bu konuda konuşmuyoruz. İlk zamanlarda öyle değildi oysa; her gün, yangından mal kaçırır…

Yaşlanmalı Ruhum

“Artık yaşlanmalı ruhum” diyerek iç geçirdi; orta yaşa uyum sürecine girmeliyim dedi kendi kendine. Hızlı yürüyünce nefesinin kesilmesini yeterli bir bahane olarak görüyordu. Hayattan daha çok şikâyet edip, siyasetten konuşmaya da başlamıştı son zamanlarda. Gençken insan umursamazmış çoğu toplumsal meseleyi,…

Cansuyu

Cansuyu, bir sigaranın dumanında Kendini yutarcasına dalıyor hayallere. Ve bütün hayalleri yarım bırakır… Isırıp ısırıp ziyan eder Hayatın dışına taşar Bulaşır bir hayalin hayaletine. Yorgun bir soluk olur Aldığı kadar yaşar Verdiği kadar ölür… O ölü bir öksürüktür: İçimde bir…

Destina

Önce Karl Marx ile bakıştım. Zamanında “Eğer sevgi üretmiyorsa yüreğiniz, başarılı bir üretici değilsiniz’ demiş. Söyle be Karl, biz nerede yaptık hatayı? Duvarda asılı posterden bana bakıyordu Karl Marx. Yok, dedim, bu böyle olmaz. Kalktım bir bardak su doldurdum. Düşünmeye…

Ölüme Beş Kala

Zaman kavramı, içi boşaltılmış bir tekrardan ibaret. Ömrüm, uçsuz bucaksız bir boşluk içinde savrulan meteor taşı. Ruhum kan revan içinde. Kalbim, kaburgalarıma baskı yapıyor. Kapana kısılmış gibiyim. Özgür olmadığımı ve güçsüz bir varlık olduğumu iliklerime kadar hissediyorum. Hayata, insanlığa, evrene…

Ölümün Gül Bahçesi

Sonbahara savrulan yapraklar biriktiriyorum Sadece gölgeler büyüyor güz yanığı Gökyüzü yanıyor güneşi söndüremiyorum Külleri sedef katmanlı bulutlara Karanlığın zerrelerini topladım Bir gece vakti ışıklarla doldurdum çatlaklarını Şiir renkli yalnızlığım bir kafiyeye muhtaç İnsanları bir araya topladım Kendimi onlardan ayırdım Yüreğimdeki…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

BİZE KATILIN

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Eylül’e kadar gönderebilirsiniz.

37. sayı için tema: “Devrim”

Ekip sayfasından iletişim adreslerini öğrenebilirsiniz.

Detaylı bilgi için tıklayınız.