Demlik
Demlik
360 Articles0 Comments

Demlik bölümüne gelen yazıları yayımlar.

Aynada İki Gölge

Otuzuncu yaşını dün dolduran İlkan, iki senedir hemen her şeye karşı süregelen alakasızlığını büyük bir istikrarla muhafaza ediyordu. Bir zamanlar, bazılarını öfkelendirmeye dahi yetebilecek o iyimserliğinden eser kalmamış; attığı her adımda bir şeylerden şikâyet eden, uykusuzluk çadırında kamp yapan, küle…

Sezar Ölürken Aşık Olmuş

Sırtımda bir bıçak var Hissediyorum ve yere yığıldım Benim adım Sezar Omuzlarım kanıyor ve omuzlarım Omuzlarımın üzerinde taşıdığım bu imparatorluk Artık bana mezar Ayaklarıyla üzümleri ezen bir İtalyan Ya da maneviyatın doruklarında bir peder İsa’nın yolundan ayrılmış genç oğlan Üzümlerin…

Fizan

Herkes konuşurken ben dinlerim sessizce İçimde sükutla bekler bütün cevaplarım Ben! Ben! diye söze başlayanları görünce Ne soru sorarım ne de cevaplarım Şeytani bir düşünce sarmalamaz beni Kendi namıma kurulmaz hesaplarım Gönlümden yol alır gideni geleni Ne gireni ne de…

Beraber Saçlarında Yaşayalım mı

Beraber saçlarında yaşayalım mı Bir deri kemik kalan yalnızlığım Saçlarına hasret; Kırağı düşmüş merakım içinde. Yakarca toplar gönlüm Beraber saçlarında yaşayalım mı Gülmek saçlarında kışın, En iyi yolu mudur ısınmanın bir Köşebaşı ateşi gibi; Beşikte uyur mu hâlâ leylekler mi…

Oyunlar Plazalar Ya da Tekrar Eden Soru

Evden çıkmak üzereydi. Bir an tereddüt etti. Sağına soluna baktı; pas atacak kimse bulamayan gard gibi şöyle bir kendi etrafında döndü. Kapının kolunu bırakıp geri salona yöneldi. Kendi kendine konuşmaya başladı: “Bugün işe gitmeyiversem olmaz mı? Telefon ederim Kazım’a. O…

Gölge

Güneşin beton binaların arkasından Yukarıya doğru yükseldiğinde, Gördüğüm tek gerçeklikti bu İçimi hissettiren, hiç olmadığı gibi. Beni sıcacık tutan, belki de tek Umudumun bana yapacaklarına İzin verdiğim adeta kavrulurken. Çiçek renkleri sokağında yürürken Bir ses duydum, daha önce Duyduklarıma benzeyen…

Şehirdeki Yanlış Gök

En kıymetli damla Gecenin en karanlık köşesine düştü Beş para etmez adamlar İntihar diye bağırıyor şehrin göbeğinde Zalimce bir tebessüm ve Sıra sıra idamlar Yaşamak güzel diye bağırın Bağırın göğü güneş olmadan göremeyenler… Ben, tarafımı yaşayarak belli ettim Sanıyordum Gece…

Anıma Çentik

Yine olmadı… Söyleyemedim işte Bakabildim sadece Gözlerine baktım, Ellerine, saçlarına, yüreğine… Her bir noktanı kazımak için zihnime baktım. Biliyorum, Yılları getirecek bu ayrılık. Yeni yaşlarımız olacak ayrı evlerde, Başka gözlerde göreceksin kendini. Hatta belki şiir yazdıracak sana birileri. Koklamadığım kitaplarda…

Lila

yağmurdan kaçarken doluya tutulmak gibi bir şey sana rastlamak, yeniden sevmek engeller var biliyorum, ben hep gidiyorum beklerim diyorsun, bekleyemezsin lila pervasızım yanlış yerlerde oksijen alıp karbondioksit veriyorum bunları bana sen söylemiştin sağırlar çarşısında gazeller atıp büyük bütçeli hayaller kuruyorum…

Dokuzu Son Gece

Yanlıştır oğlum varlığın. Tulumbalardan sal benzini. Günaydın. Merakından mı? Trambolinler seni beklemiyor hani. Kap bunu havadan, al! İnceliğin ha? Şaşırdık mı beklerken seni kalabalık meydanlarda yoksa? Sansız, zor yani! Dikkat et! Âşık oluverirsin, aman diyeyim, öleyazma ha! Seni düzerler. Kârlı…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Ocak 2019’a kadar gönderebilirsiniz.

39. Sayı için tema: “Tekerrür”
demlik@rihtimdergi.com

Detaylı bilgi için tıklayınız.