Adsız

by • 8 Ekim 2017 • Öykü, RıhtımYorumlar (0)177

Önce sen gittin evden. Sonra neşe, aşk ve bilumum başka şeyler. Ben ve köpek kaldık bir tek. Gözümün ta içine bakan, arada kaşlarını yukarı kaldırarak bana çeşitli sorular soran yeni köpeğim-iz-le başbaşayım.

Günler geçip gidiyor, birbirinin aynı. Hep aynı koltukta, senin oturmayı en sevdiğinde, ben oturuyorum şimdi. Güneş, sinemada makine odasından perdeye yansıyan projeksiyon ışığı gibi güçlü, halının üstüne vuruyor. Evin tozları serseri ve aheste dolaşıyorlar ışık huzmesinde. Köpek benden umudu kesmiş, kendi gölgesinin peşinde dolanıp duruyor. Öyle ciddi ki takibinde, gülmem geliyor birden. Yüz kaslarımın unuttuğu bir hareketle dudaklarım yanaklarıma doğru uzuyor, şaşırıyorum. Işık huzmesi, dans eden tozlar ve gölgesinden kendine iş yaratmış bir köpek.

İşle böyle oldu kalkıp da onun gölgesine doğru zıplamam. Hiç vakit kaybetmeden o da benim gölgeme sıçradı. Sanki hep yaptığımız bir şeymiş gibi. Bir oyun tutturduk ki evlere şenlik. Ortalığın tozunu attırdık. Yorulup yere attım kendimi, sırtüstü. Köpek yüzümü yaladı, hiç sakınmadım. Aldım onu, evden çıktık. Sokaklar bizim şimdi. Yalnız ona acilen bir ad vermem lazım, böyle olmuyor.

Pin It

İlgili Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir